(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8295 E. , 2006/8849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2002 gün ve 2404-3583 sayılı bozma kararında özetle: "Mahkemece, Dairenin 14.05.1999 gün ve 1999/5468-5918 sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuşsa da, bozma kararından sonra delil olarak dayanılan Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1983/308 sayılı dosyasının dava konusu parseller yönünden ... hüküm niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Kesin hüküm usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturacağından buna göre araştırma, uygulama ve incelemenin yapılması gerekir. Dairede aynı gün birlikte temyiz incelemesi yapılan ve ... Köyü 1708 ada 1 numaralı parselle ilgili Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2000/99 sayılı ve yine ... Köyü 1710 ada 4 numaralı parselle ilgili aynı mahkemenin 2000/52 sayılı dosyalarında, Orman Yönetiminin bu parsellerin orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümlerinin tapusunun iptalini dava ettiği, mahkemece, taşınmazların 1972 yılında yapılan ilk orman tahdidinin dışında olduğu ve 2/B madde uygulamasının da kesinleşmediği gerekçesiyle Yönetimin davasının reddine karar verildiği, halbuki ... köyünde 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 1184 numaralı parsel 8220 m2 yüzölçümlü ve tarla niteliğiyle ... ..., ... ... ve ... ... adlarına tesbit ve tescil edildikten sonra satış ve intikal ve 18.03.1996 tarihinde yapılan imar uygulamasında tevhit-şuyulandırma ve ifraz sonucunda bir çok parsele bölündüğü; bundan sonra çekişmeli 1708 ada 1 numaralı parsel (ifraz krokisinde C=1430.82 m2) ... adına, 1708 ada 2 numaralı parsel (D=0283.45 m2) ... adına, 1710 ada 1 numaralı parsel (E=0563.17 m2) ... ... adına, 1710 ada 2 numaralı parsel (F=0872.56 m2) ... ... adına, 1710 ada 3 numaralı parsel (G=0881.39 m2) ... ... adına ve yine çekişmeli 1710 ada 4 numaralı parsel (H=0348.21 m2) ... adına tescil edilerek, I=1015.65 m2’lik bölümün imar dışı bırakıldığı, B=4614.43 m2’lik bölüm ise yola terk edildiği, buna göre, çekişmeli 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parsellerin 1184 parselden ifraz edildiği anlaşılmaktadır.
Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 1983/308 Esas 1984/221 Karar sayılı dosyasında davacı ... Yönetiminin, 1184 parselin ilk malikleri ..., ... ve ... aleyhine, açtığı davada bu parselin 6200 m2’lik bölümünün 03.07.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen tahdit içerisinde kaldığı savıyla tapunun iptalini istediği, mahkemece 29.05.1984 gününde verilen hükümde 1184 parselin 6200 m2’lik kısmının (463, 464 orman tahdit sınır hattına göre tahdit içerisinde kaldığından) tapusunun iptali ile bu bölümün kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine alınmasına dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, böylece 1184 sayılı parselin 6200 m2'lik bölümünün orman sınırı içinde olduğu konusundaki kararın halefiyet yoluyla davalıyı bağlayan H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Yine, çekişmeli 1184 parsele doğuda komşu olan 1186 parselin tarla niteliğiyle 4520 m2 olarak ... ... adına tesbiti yapılmış 18.03.1996 tarihli imar uygulamasında tevhid ve şuyulandırma ve ifraz işlemi sonunda 1709 ada 1 numaralı parsel (ifraz krokisinde j=0106.11 m2) ... adına, 1709 ada 2 numaralı parsel (K=1318.41 m2 arsa) ... adına L=1285 m2’lik bölümde imar dışı tarla olarak gösterilmiştir. Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1988/656 Esas 1989/286 karar sayılı dosyasında davacı ... Yönetiminin yine kesinleşen tahdide dayanarak 1186 parselin ilk maliki ... ... varisi ... ... aleyhine açtığı tapu iptali davası sonunda 1186 parselin uzman bilirkişisi raporunda (B) ile gösterilen yeşile ... 4150 m2’lik bölümünün (463 ve 464 orman tahdit sınır hattına göre kesinleşen tahdit içerisinde kaldığından) tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, geriye kalan ve krokide (A) ile gösterilen 370 m2’lik kısmın ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, davalının temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.01.1991 gün ve 1990/3370-341 sayılı ilam ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, 1184 parsel içinde kaldığı anlaşılan dava ve temyize konu 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parseller ile dava dışı 1186 numaralı parselin komşu ... Köyünde yapılan ve itirazsız kesinleşen ... Korusu Devlet Ormanı tahdidinde 463 ve 464 orman tahdit sınır hattına göre, kısmen tahdit içinde kaldığı ve itirazsız kesinleştiği, bundan sonra 1184 ve 1186 numaralı parsellerin kesinleşen tahdit içinde kalan bölümlerinin de tapularının iptaline dair verilen kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; ... Köyünde 23.10.1996 tarihinde işe başlayan 35 nolu orman kadastro komisyonu 3302 sayılı Yasaya göre yaptığı aplikasyon sırasında ve aplikasyon çalışma tutanağının 11 ve 12. sahifelerinde 1186 numaralı parselle ilgili Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1988/656 E.-1989/286 K. sayılı ve yine 1178 parsele ilişkin yine aynı mahkemenin 1990/355-472 sayılı kesinleşen ilamlarını uygulayıp tahdit sınırında gerekli düzeltmeleri yaptığı halde bu parsellerin hemen bitişiğindeki 1184 parsele ilişkin ve çekişmeli 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 parseller yönünden kesin hüküm teşkil eden Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1983/308 Esas 1984/221 karar sayılı ilamını uygulamamış ve tahdit haritalarında gerekli düzeltmeyi yapmamıştır. Bu dava dosyasına yargılama aşamasında da dayanıldığı halde getirtilip incelememiştir. Bu nedenle, hükmüne uyulan önceki bozma kararında 1184 parsel hakkındaki kesin hükme değinilmeden komşu 1186 parsele ilişkin kesin hükümden söz edilerek gerekli uygulamanın yapılmasına işaret edilmiştir. Temyiz aşamasında getirtilen kesin hüküm karşısında mahkemece aşağıda gösterildiği gibi uygulama ve incelemenin yapılması gerektiğinden,
1.Öncelikle; dava konusu 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parsellerin 1184 parselden imar uygulaması sonucu ifraz edildikleri, biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği ve davanın tarafları ve konusu da aynı olduğundan öncelikle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesine göre her iki dava dosyası birleştirilmesi,
2.1184 sayılı parselin 6200 m2’lik kısmının kesinleşen orman tahdit sınırı içerisinde kalması nedeniyle, bu kesimin tapusunun iptaline, kalan 2020 m2’lik bölümün de tapu kaydı maliki gerçek kişiler üzerinde bırakılmasına dair verilen Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 29.05.1984 gün ve 1983/308-221 sayılı kararın kesinleştiği, Devlet Ormanlarının imar uygulamasına konu edilemeyeceği, edilmişse böyle bir uygulamanın yok hükmünde olduğu göz önünde bulundurularak ... ve uzman orman bilirkişi aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte 1983/308 Esas sayılı dava dosyasındaki mahkeme ilamının dayanağı bilirkişi krokisi uygulanarak kesin hükmün konusu belirlenmeli, aplikasyon işleminin ... bir tahdit işlemi olmayıp daha evvel kesinleşen orman tahdit sınır noktalarının araziye uygulanması ve yerlerinin ihyası işleminden ibaret olduğundan, eski tahdit sınırlarını değiştiremeyeceği gözönünde bulundurulmalı, 6200 m2’lik bölüm yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm bulunduğu nazara alınmalı, 1184 numaralı parsel hakkında kesinleşen Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 29.05.1984 gün 1983/308-221 sayılı infaz ve ifrazını yapmayan ve aplikasyon sırasında göz önünde bulundurmayan sorumlular hakkında gerekli yerlere suç duyurusunda bulunulmalı,bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu, Uşak-Merkez ilçe ... Köyü 1708 ada 1 parselin 30.09.2004 tarihli ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 0003.55 m2 miktarındaki kısım kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığından (6200 m2'lik kısım içinde) bu kısma ilişkin davalı tapusunun iptali ile bu kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline,davalının bu kısma yönelik elatmasının önlenmesine, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 1427.32 m2'lik bölümünün kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşıldığından, bu kısma ilişkin davanın reddiyle önceden olduğu gibi davalı üzerinde bırakılmasına, yine Uşak_Merkez İlçe-... Köyü 1710 ada 4 parsele ilişkin (birleştirilen dosya 2002/834-192) davanın kabulü ile, bu parselin tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu parsele yönelik davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu ... Köyünde ilk tahdit, ... 5 Devlet Ormanı ile sınırlı olarak 1970 yılında yapılmış, 01.06.1971 gününde ilan edilerek kesinleşmiş, Aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılmamıştır. Komşu ... Köyünde ise tesbit tarihinden önce 02.07.1973 gününde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 01.09.1997 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Dava konusu taşınmazlar ... Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında ilk tahdit ve kesinleşen aplikasyon göz önünde bulundurulmadan ... Korusu Ormanı ile ilgili 456-470 OTS. arasında ve 463-464 OTS hattı üzerinde gösterilmiş, ancak gerçek kişiler bu tahdide itiraz etmemişlerdir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamı doğrultusunda yapılan 13.09.2004 tarihli keşif sonunda alınan uzman Orman Bilirkişi ... ... 15.10.2004 havale tarihli raporunda 1969 yılında yapılıp, 1972 yılında kesinleşen tahdide göre, çekişmeli 1708 ada 1 sayılı parselin 0003.55 m2'lik kısmının tahdit içinde, 1427.32 m2'lik bölümünün orman tahdit sınırları dışında kaldığı, yine 1710 ada 4 parsel numaralı taşınmazın tamamanının orman tahdidi içerisinde kaldığını açıklamasına karşın, tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizmemiş, ... bilirkişi raporuna atıf yapmakla yetinmiştir. ... bilirkişi ... ... ise, mahkemece hükme dayanak alınan 30.09.2004 tarihli raporunda 1710 ada 4 parselin tamamının, 1708 ada 1 parselin ise, A=0003.55 m2'lik kısmının orman tahdidi içerisinde, B=1427,32 m2'lik bölümünün ise, tahdit dışında kaldığını belirtmiş, uygulamayı krokisinde göstermiştir. Orman bilirkişinin kendisine atıfla yetindiği, ... bilirkişi raporunda da tahdit haritası uygulaması yetersiz olup, taşınmazların tahdit haritasındaki konumunu denetlemeye olanak vermeyecek biçimde OTS noktaları belirtilmeden lokal bir uygulama yapılmış, kadastro paftası ölçeği ile orman tahdit haritasının ölçekleri denkleştirildikten sonra, en az 4-5 OTS noktasını birlikte gösterecek şekilde ve denetlemeye olanak verecek biçimde ... ve orman bilirkişiden birlikte düzenleyecekleri kroki ve rapor alınmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.