1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/15203 E. , 2023/2664 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/9595 Esas, 2022/9276 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2020 tarihli ve KD-2022/92437 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın, maktulün ölümüne bilinçli taksirle neden olduğu gözetilmeden kasten öldürme suçundan cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Maktul ile sanığın çocukluk arkadaşı olup aynı mahallede oturdukları, suç tarihinin ertesi günü maktulün düğün merasimi yapılacağından eğlenmek düşüncesi ile sanığın çalıştığı kafede buluşmaya karar verdikleri, olay gecesi iş yerinin kapanmasından sonra maktul, sanık ve tanıklar ... ile ...'in, maktulün yurt dışından getirdiği içkileri geç saatlere kadar tükettikleri, aynı zamanda "yemek ısmarlama" karşılığında kağıt oyunları oynadıkları, bu oyun esnasında yenilen maktulün, muhtemelen şaka niyetli olarak yemek ısmarlamayacağını söylemesi üzerine sanığın kafenin mutfak bölümündeki dolaptan siyah renkli Glock marka silahı getirerek ve 3-4 defa silahın ağzına mermi vermek suretiyle "Nasıl yemek söylemiyorsun, sıkarım hee" diye söylediği, ardından tekrar içeriye girdiği, dönüşünde bu defa yine Browning Baretta tabir edilen ikinci silahı getirip o ana kadar alkol almayan tanık ... 'a içmesi konusunda ısrar ettiği, ... 'ın kabul etmemesi üzerine bu defa silahı ... 'ın boynuna dayamak suretiyle "İçmezsen sıkarım, nasıl içmiyorsun sen" dediği, arkasından silahın boş olduğunu söylediği ancak tanık ...'in şarjörün dolu olduğunu görmesi üzerine sanığın şarjorü boşalttığı, ardından maktulün ortamda daraldığını ve gitmek istediğini söylemesi üzerine dışarıya çıkmaya karar verdikleri, dışarı çıkarken sanığın Browning marka silahını beline koyduğu, bunu gören maktulün "Silahı alma dışarıda tatsızlık çıkmasın" dediği ancak sanığın silahı alarak dışarı çıktığı, birlikte börekçiye gidip börek yedikleri, ardından tanıklar ... ile ... önde, sanık ile maktul arkada olmak üzere aynı yerde komşu olmaları nedeniyle ikametgahlarına doğru yürüdükleri ve sanığın ikamet ettiği apartmanın önüne geldiklerinde sanığın silahını belinden çıkartıp namluya mermi verdiği, ancak bu sırada yoldan motorsikleti ile geçmekte olan zabıta görevlisini polis zannederek hemen yakınında bulunan arabanın üzerine silahını bıraktığı, buradan silahı alan maktulün tekrar sanığa verip "Al beline koy" dediği, silahı sanığın eline almasından sonra silahın patladığı ve silahta mekanik arızanın bulunmadığı olayda, tanık anlatımları, maktule ait otopsi raporuna göre maktule merminin isabet etme şekli ve tüm dosya kapsamına nazara alındığında sanığın doğrudan kastla adam öldürme suçunu işlediğinin anlaşılmış olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/9595 Esas, 2022/9276 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY
Maktul ...’in müşteki ... ile düğün yapmak maksadıyla Almanya’dan geldiği, arkadaşı olan sanık ... ile olaydan bir gün önce mesaj atarak beraberinde alkol getirdiğini belirterek, sanık ile buluşmaya karar verdikleri, maktul ile ağabeyi ... ve yanlarında diğer müşteki ... olduğu halde olay günü akşam buluştukları, sanık ...’ın kendisine ait olan kafeye gittikleri, burada ... hariç alkol aldıkları, yemeğine kağıt oyunu oynadıkları, müşteki ...’in oyunu kaybetmesi üzerine, durumu olmaması nedeniyle yemek ısmarlayamayacağını söylediği, bunun üzerine sanığın, kafenin mutfak bölümünden temin ettiği silahı alıp, maktul ve diğerlerinin yanına gelerek, müşteki ...’e hitaben ‘’nasıl yemek ısmarlamazsın’’ diyerek, elindeki silahın ağzına 3-4 defa mermi sürerek tehditvari davranışlarda bulunduğu, maktul ...’nin, müşteki ... ’a kendilerinin alkol almasına rağmen neden alkol almadığını sorması üzerine, müşteki ... ’ın alkol almayacağını söylemesi üzerine, sanık ...’ın bu kez silahı müşteki ... ’ın boynuna dayayarak ‘’içmezsen sıkarım, nasıl içmiyorsun sen, silah boş, şarjör yok, korkma’’ şeklinde sözler söylediği, maktul ...’nin daraldığını söyleyerek kalkalım demesi üzerine hep birlikte dışarı çıkarken, sanığın beline tabanca koyduğunu gören maktulün sanığa tatsızlık çıkmasını istemediğini, silahı getirmemesini söylemesine rağmen sanığın silahı bırakmadığı,
Hep birlikte bir börekçiye giderek börek yedikleri, kalktıkları sırada müştekiler ... ve ... ’ın hesap ödemeye çalıştıkları sırada, sanığın hesap öderseniz silahı çıkarıp cam ve çerçeveyi indireceğini söylemesi üzerine, müştekilerin sanığın alkollü olması nedeniyle ses çıkarmayarak, yarın hesabı ödeyeceklerini belirterek börekçiden ayrılarak, ikametlerine doğru gittikleri,
Müştekiler ... ve ... ’ın önden birlikte yürürken, arkasından maktul ve sanığın birlikte yürüdükleri, sanık ...’ın ikametinin önüne geldikleri, müştekiler ... ve ... ’ın binanın önünde durdukları, maktul ile sanığın yaklaşık 2 metre uzakta iki aracın arasında bulundukları sırada, sanığın belinden çıkardığı tabancanın ağzına havaya ateş etmek için mermi sürdüğü, bu esnada mavi ışık saçan motosikletli bir zabıtanın geçtiği, sanığın bu aracın polis olduğunu zannederek silahı, aralarında bulunduğu aracın bir tanesinin bagajının üst kısmana koyduğu, geçen aracın polis değil zabıta olduğunu anlayınca, maktulün silahın konduğu bagajın üzerinden alarak, namlusu kendine dönük vaziyette sanığa doğru uzatarak verdiği, sanığın silahı aldıktan sonra alkollü olması nedeniyle silahın ateş alması üzerine, merminin maktulün sol alt çenesinin altından girerek sağ kulak alt tarafından çıkarak onu yaraladığı, sonrasında hastaneye kaldırıldığı ve maktulün öldüğü olayda;
Yargıtay Kararlarına bakıldığında ‘’Kast, olası kast, bilinçli taksir ve taksir arasındaki ilişkiyi kısaca özetlemek gerekirse; gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hallerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.’’ şeklinde değerlendirmeler yapılmıştır. Doktrin (öğreti) ve Yargıtay uygulamaları ışığında olay değerlendirildiğinde;
Maktul ile sanığın yıllardır arkadaş olduğu, olay günü ve öncesinde buluşup alkol almayı planlamış olmaları, aralarında öldürmeyi gerektirir bir husumetin olmadığı, husumetin olmadığı müşteki beyanlarından, sanık beyanlarından açık olarak anlaşıldığı, olay anında aralarında bir tartışma ve kavga yaşanmadığı, hatta maktulün sanığın arabanın bagajı üzerine bıraktığı silahı tutarak maktule verdiği, olayda tek bir atışın olması, olay öncesinde maktulün meskun mahalde ateş etmek için silahı kurarak ağzına mermi vermesi, havaya ateş etmek istediği yerde insanların ve apartmanların olması dikkate alındığında, Sanığın tüm olay irdelendiğinde meydana gelebilecek neticeyi öngördüğü, buna rağmen meydana gelebilecek zararları öngörerek olursa olsun diye kabullendiği, böylece sanık ...’ın “olası kastla öldürme” suçunu işlediği, Sanık hakkında “olası kastla öldürme” suçundan ceza verilmesi gerekirken, doğrudan kastla öldürme suçundan ceza verilmesi yönündeki karara ve Yargıtay Başsavcılığının olayın "Bilinçli Taksirle Öldürme" olduğuna dair görüşüne muhalifim.