6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2021/5335 E. , 2023/1253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğine alınması ve kooperatif üyeliğinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif aleyhine açmış olduğu Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/332 E. sayılı dosyasında davacının üyelik şartlarını taşıdığının tespitine karar verildiğini müvekkilinin davalı kooperatife üyelik başvurusu üzerine üyeliğinin sıra kaydı yapıldığını, ancak 21.04.2013 tarihli genel kurulda davacının üyeliğe alınmamasına karar verildiğini ileri sürerek müvekkilinin kooperatif üyeliğine alınmasına, yoksun kaldığı kazanç kayıpları ile uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsilini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaklık koşullarını taşıyan davacının aday olarak kabulüne ve ilk ortak arttırımında üye olarak alınmasına karar verildiğini, davacının bu kararı aldıktan sonra uzun yıllar hiç bir işlem yapmadığını, genel kurul görüşmesinde davacının üyelik talebinin reddedildiğini davacının bu kararı ittila ettiği tarihten itibaren 30 günlük süre içerisinden dava açması gerektiğini, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararı ile, geçerli bir neden bulunmaksızın haksız şekilde genel kurul kararı ile davacının kooperatif üyeliğine alınmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının davalı kooperatifin ortağı olarak davalı kooperatif üyeliğine alınmasına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 08.16.2017 tarihli ve 2016/2346 Esas, 2017/1747 Karar sayılı kararıyla, mahkemelerce kooperatiflerin yerine geçilerek "üyeliğe kabul" şeklinde karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacının 21.04.2013 tarihli genel kurul kararı ile geçerli bir neden bulunmaksızın üyeliğe alınmamasına karar verildiği, davacının genel kurul tarafından herhangi bir neden olmaksızın ihraç edilmesi nedeniyle ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiği, davacının ilk ihraç kararı üzerine dava açıp ihraç kararını iptal ettirdiğine göre tazminat talebine hakkı olduğu, ancak tazminatın talep edilebilmesi için tazminat talep edilen dönemde davacının kooperatifin amacına uygun bir aracının bulunması gerektiği, davacının aracının varlığı halinde, aracı olan bir kooperatif üyesinin aylık geliri tespit edilerek bu gelirden tüm masraflar ve davacının bu dönemde elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir varsa düşülerek davacının net kazanacağı bedel bulunup bu bedelin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek, mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının talep edebileceği zarar döneminin ilk ihraç kararının verildiği 20.01.2003 tarihi ile kooperatifin amacına uygun aracı elden çıkardığı 15.12.2003 tarihi arasındaki dönem olduğu, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının mevcut olmadığı, manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının kooperatif üyeliğine alınmamasına dair 21.04.2013 tarihli davalı kooperatif genel kurul kararının iptaline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.721,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerektiğini, müvekkilin yalnız ticari taksiyi elinde bulundurduğu süre için tazminat talep edebileceğinin belirlenmesinin tazminat hukukunun temel prensiplerine aykırı olduğunu, müvekkilin uğradığı zararın davalı kooperatif bünyesinde taksicilik yapamamak olup, taksi alım satımı ile ilgili olmadığını, tam 18 yıl boyunca taksicilik yapamadığı halde bir ticari taksiyi elinde bulundurmasının gerektiğini, talep edilen tazminatın haksız fiilden kaynaklı bir tazminat olduğunu, haksız fiillerde işletilecek faizin fiilin işlendiği tarihten başlaması gerektiğini, davalı kooperatifin tacir olduğunu ve avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; mahkemece olmayan ihraç kararının iptaline karar verildiğini, genel kurul tarafından oy birliği ile yeni üye alınmaması yönünde karar alındığından genel kurul kararına aykırı olarak yönetim kurulu kararı alınamayacağından üye olarak kabulünün yapılmadığını, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/332 E, 2009/43 K. sayılı kararının tespit hükmü olduğunu, ortaklık hakkı vermediğini, davacının üyelik şartlarını taşımadığını, davacının zararının olmadığını, müvekkil lehine reddolunan kısma göre 13.699,76 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebi reddedildiğinden, müvekkil lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine alınması ve kooperatif üyeliğinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci ve devamı maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16/1, 19 ve 124 üncü maddeleri
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6102 sayılı TTK'nın 16/1 maddesinde bütün ticari şirketler tacir olarak sayılmış, 124/1. maddesinde de ticari şirketlerin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketleri olduğu belirtilmiştir.
Yeni Türk Ticaret Kanunu bakımından ticaret şirketleri arasında sayılan kooperatiflerle ilgili ana düzenleme 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’dur. Bu kanunun 3. maddesinde kooperatif ve şubelerinin ticaret siciline tescil olunacağı, 7. maddesinde kooperatifin ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, 98. maddesinde de bu Kanunda aksine hüküm olmayan hususlarda TTK’daki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle TTK'nın özellikle anonim şirketlere ilişkin hükümleri ile 1163 Sayılı Kanuna aykırı olmayan birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin hükümlerinin kooperatiflere uygulanacağı ve kooperatiflerin de ticari defter tutmak zorunda olduğu açıktır. Ayrıca Kooperatifler Kanununun 99. maddesinde kooperatiflerin tarafı olduğu hukuk davalarının ticari dava sayılacağının düzenlendiği, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 179. maddesinde de kooperatiflerin iflasa tabi oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 12.11.2021 tarih ve 2020/2 Esas, 2021/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında kooperatiflerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir/ticari şirketi sayılacaklarına karar verilmiştir.
Somut olayda, yukarıda anlatıldığı üzere davalı kooperatif tacir olduğundan ve TTK'nın 19. maddesi gereğince tacirin tüm borçlarının da ticari nitelikte olduğundan, davacı tarafından avans faiz talep edildiği dikkate alınarak avans faizi uygulanması yerine yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan kararın hüküm bölümünün 2. bendinde geçen “yasal faiziyle” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''avans faiziyle'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.