(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/1819 E. , 2006/4928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... Yönetimi, 30.03.2005 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü ... Mevkii 498 sayılı parselin mera niteliğiyle sınırlandırılarak ... siciline kayıt edildiği, oysa bu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, mera kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava mera kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman içi açıklığı olduğu belirlenmiş ancak sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin ... mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 ... ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler ... mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır.
17.maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile ... mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar ... mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ... ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 ... ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 ... ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 ... ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ... ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 ... ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 ... ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez.
Hakim hukuki bilgisi ile çözemeyeceği teknik konularda keşif ve bilirkişi deliline başvurarak, bilirkişinin bilimsel bulgu ve görüşlerini serbestçe taktir eder. Mahkeme bilirkişinin soyut hukuki görüşleri ile bağlı değildir. Değinilen yönler gözetilerek, orman içi açıklığı niteliğindeki orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen çekişmeli parsele ilişkin Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin soyut görüşüne dayanılarak davanın reddine denilmesi doğru değilse de, mevcut araştırmaya ve elde edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hüküm fıkrasının tümünün kaldırılarak, bunun yerine hüküm fıkrası olarak, “Davanın kabulüne, çekişmeli Tonya İlçesi Sayraç köyü Ferman mevkii 498 sayılı parselin mera kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 22 YTL, 40 ... kuruş ilk dava masrafı, 21 YTL tebligat, 1145 YTL 40 ... Kuruş keşif, olmak üzere toplam 1188 YTL 80 ... Kuruş yargılama giderinin davalı yönetimden alınarak davacı yönetime verilmesine, peşin alınan harcın mahsubu ile başkaca karar harcı alınmasına yer olmadığına, ilişkin davacı yönetim temsilcisinin yüzüne karşı, davalı yönetimin yokluğunda Yargıtay yolu açık olarak verilen karar usulünce okunup anlatıldı” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13.04.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.