4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/7545 E. , 2022/12295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.12.2021 Çarşamba günü davalı ..... vekili Avukat ... geldi.
Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.01.2021 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 47.658,42 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; tam kusur ve % 8 maluliyet üzerinden hesap edilen 81.028,76 TL'nin 28.06.2019'da ödenmesiyle sorumluluklarının son bulduğunu, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 44.756,54 TL sürekli işgücü kaybı ve 2.901,88 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 47.658,42 TL'nin 28.06.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, kazanın oluş biçimi de dikkate alındığında, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektiren somut neden bulunmadığından, bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında bir usulsüzlük bulunmamasına; davacının kazadaki yaralanması nedeniyle oluşan geçici bakım ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına; davalının temerrüt tarihinin usulünce belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen 12.01.2021 tarihli kök ve 22.01.2021 tarihli ek aktüer raporlarında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'ndaki bakiye ömür süresi yerine tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar hesaplamanın yapıldığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından rapordaki hesap tekniğinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar davacı aleyhine sonuçlar veren hesap tekniği (TRH 2010 ve % 1,8 teknik faiz) kullanılarak tazminat belirlenmişse de, bu hesap tekniğine davacı yanca somut itiraz sunulmadığı ve rapordaki miktar üzerinden bedel artırımı yapıldığı dikkate alındığında, ZMSSGŞ ile belirlenen hesap tekniğinin tüm yönleriyle uygulanmasının gerekeceği açıktır. Bu itibarla, genel şartlarda belirtilen biçimde hesaplama yapmayan rapor, karara esas alınabilecek nitelikte olmadığından, bu hususta yapılan İtiraz Hakem Heyeti incelemesi eksiktir.
Diğer yandan; davacının muhtemel yaşam süresinin aktif ve pasif devre olarak ayrılmasıyla, bu devrelerdeki gelirlerinin farklı olacağı kabul edilip hesaplama yapılması yerinde olmuştur. Ne var ki; Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, pasif devre hesabı yapılırken AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak yerine, davacının aktif devrede elde ettiği gelirin % 60'ı tutarındaki (AGİ'li asgari ücretin de üzerinde olan) geliri üzerinden pasif devre hesaplaması yapılmış olması bakımından da rapor, karara esas alınabilir nitelikte değildir.
Açıklanan nedenlerle; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereği davacının muhtemel bakiye ömür süresi (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, hesap tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi) için ve irat katsayılarının belirlenmesinde "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü kullanılarak hesaplamanın yapılması; ayrıca, pasif devre hesabının AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması; tazminatın bu şekilde ve davalının ödeme tarihindeki verilerle hesaplanmasından sonra, davalının davadan önce yaptığı ödemenin yeterliliğinin denetlenmesi için başka bir aktüerden rapor alınması; davalının ödediği tazminat ile ödemesi gereken tazminat arasında fahiş fark olup olmadığı kararda tartışılıp hüküm tesis edilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
3.Karara esas alınan aktüer raporunda, davacının karşılanmamış bakiye sürekli işgücü kaybı tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı 44.756,54 TL olarak hesap edildiği halde, davaya konu her iki zarar kalemi için hesaplanan bu tutarın sadece sürekli işgücü kaybı tazminatı olarak hüküm altına alındığı; 2.901,88 TL bakıcı gideri tazminatının da ayrıca hüküm altına alındığı görülmektedir. Davaya konu edilen bakıcı gideri zararının iki kez hüküm altına alınması sonucunu doğuracak biçimde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.