2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/8243 E. , 2023/1138 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.05.2015 tarihli ve 2015/5947 soruşturma numaralı iddianame ile; gece 20.30 sıralarında şikâyetçinin ikamet ettiği evinin bahçesine rızası dışında girdiklerinden bahisle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 53/1 maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/612 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın katılanın konutuna da eklentisine de girmediği, husumet dolayısı ile katılanın iftira attığı ve kararın bozulması, sanık ...'un temyiz istemi ise; katılanın konutuna girmediği, katılanın aralarındaki husumet dolayısı ile kendisine iftira attığını beyan ederek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü gece saat 20.30 sıralarında sanıkların daha önce aralarında anlaşmazlık bulunan katılanın, 13.11.2015 tarihli keşif tutanağı ve 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre eklentisi olduğu tespit edilen evinin bahçesine girdiklerinin tespit edildiği, sanıkların tevil yollu ikrarda bulundukları anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve sanık Yusuf Altun'un yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamenin sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin yer almadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 119/1-c maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/612 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık Yusuf Altun'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.