Esas No
E. 2021/8103
Karar No
K. 2023/1237
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2021/8103 E.  ,  2023/1237 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/1240 E., 2016/695 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2015 tarihli ve 2015/61837 Soruşturma, 2015/20423 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 143, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Antalya(Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/1240 Esas, 2016/695 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143/1, 35/2, 62/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...(...) ....'ın temyiz sebepleri;

hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık ...'ın temyiz sebepleri;

hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkemece, 19.09.2015 günü gece vakti saat 00.20 sıralarında mağdurun taşeronluğunu yaptığı inşaat halindeki binada bulunan 6 adet iskele demirini sanıkların aldıkları ve inşaat yerinden uzaklaşmak üzereyken ihbar üzerine polislerin sanıkları yakaladıkları, tespit edilerek hüküm kurulmuştur.

2.Suça konu inşaatın karşısında ikamet eden tanık İ.Ş.nin sanıkların inşaata girdiklerini gördüğü, sanıkların içeriden demirlerle ayrıldıklarını görmesi üzerine şahısları takibe aldığı ve polise haber verdiği, polis ekiplerinin de gelmesi üzerine şahısları göstererek yakalanmalarını sağladığı anlaşılmıştır.

3.Kolluk tarafından 19.09.2015 tarihinde tanzim olunan "Olay Görgü Tespit ve Araştırma Tutanağı"nda; bahse konu yerde zemin üstü 3 katlı bina olduğu, inşaat halinde olan bu binanın içerisinde ve çevresinde dikili iskele demirlerinin olduğu, inşaatın kapı ve pencerelerinin henüz takılı olmadığı, belirtilmiştir.

4.Sanıkların atılı suçlamaları kabul ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

A. Sanık ...(Zeydin) Kahraman hakkında kurulan hüküm yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ...

hakkında kurulan hüküm yönünden;

1.Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin olunan resmî nüfus kayıt örneğinin incelenmesi neticesinde, 07.08.2018 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir.

2.5237 sayılı Kanun’un, “Sanğın veya hükümlünün ölümü” başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde; “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği belirlenmiştir.

3.Sanığın, hüküm tarihinden sonra vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR

A. Sanık ...(Zeydin) Kahraman hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) başlığında açıklanan nedenlerle Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/1240 Esas, 2016/695 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,

B. Sanık ...

hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) başlığında açıklanan nedenlerle Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/1240 Esas, 2016/695 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog