2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/8303 E. , 2023/1188 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli ve 2015/1810 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçinin evine temyiz dışı sanık Şerife Sucu ile birlikte rızası dışında girdiğinden bahisle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 53/1 ve 58. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1123 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... 03.03.2016 ve 07.04.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde atılı suçu işlemediğini, bu sebeple gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 29.09.2015’te gündüz vakti sayılan saat 18.30 sıralarında alkollü olan sanığın şikâyetçi ...’nın bahçe içerisinde olan ve kapılarını kapattığı evine kapıyı zorlamak suretiyle girdiği, şikâyetçinin bağırması üzerine yan apartmana yöneldiği ve yan apartmanda aynı zamanda sanığın annesi olan tanık Sefinur Arslan'ın sanığı kendi evine aldığı, aşamalarda sanığın alkollü olduğundan dolayı şikâyetçinin bahçesine girdiğini; ancak bahçede kapı olmadığını savunduğu, bu sebeplerle mahkemece sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.29.09.2015 tarihli Yakalama Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, "hükme bağlanmış" veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1123 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.