2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/8782 E. , 2023/1200 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2014 tarihli ve 2014/15554 Esas, 2014/4102 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri gereğince ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri gereğince cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/119 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay hapis cezası ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/119 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/8280 Esas, 2019/18967 Karar sayılı kararı ile "Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/66 Esas, 2022/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay hapis cezası ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c ve 35. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, müdafisi duruşmada olmadan ve verilen karar yüzüne karşı okunmadan hüküm kurulduğuna, dosyasının kapsamlı şekilde incelenip temyiz edilmesini istediğine,
Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin savunmalarında isnat edilen suçu işlemediğini defaten bildirdiğine, dosya kapsamındaki deliller itibariyle suçun şüphede kaldığına ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde, saat 03.30 sıralarında, ring görevini ifa eden emniyet güçlerinin park halindeki 34 HM 8224 plakalı araç etrafında üç şahsı görmeleri üzerine yanlarına yaklaştığı, şahısların sanık ..., suça sürüklenen çocuklar Mehmet Emin Gülbaş ve İdris Karaatay olduğunu gördüğü, şahısların tedirgin hareketler sergilemeleri üzerine aracın anahtarının şahıslarda olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın yapılan sorgusunda rent a car yöntemi ile kiralandığının tespit edildiği, bir süre sonra kıyafetleri tozlu ve bazı yerleri yırtılmış olduğu halde suça sürüklenen çocuk Mert Zengin'in de bu şahısların yanına gelmesi üzerine, son zamanlarda artan tekel büfelerinden hırsızlık olayları nedeniyle etrafta yapılan araştırmalar ve bulunan kamera kayıtlarının izlenmesi sonucu katılana ait aile bakkaliyesinin otomatik kepenklerinin zorlanarak sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar tarafından açılmaya çalışıldığı ancak şahısların emniyet görevlilerini görmeleri üzerine eylemlerini tamamlayamadıkları ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu suretle sanığın, yaşlarının küçük olması nedeniyle yargılamaları ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde atılı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarına teşebbüs ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 143/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken, 2 yıl 4 ay yerine 2 yıl 2 ay, aynı Kanun’un 35/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 2 ay yerine 1 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4 maddesinin uygulanmasına rağmen, temel cezanın 1 yıl yerine 6 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/66 Esas, 2022/772 Karar sayılı kararında sanık ve müdafîî tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.