Esas No
E. 2012/1049
Karar No
K. 2013/25635
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2012/1049 E.  ,  2013/25635 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2009/271404

MAHKEMESİ : Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 05/12/2008

NUMARASI : 2008/670 (E) ve 2008/1460 (K)

SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Ceza Kanununda, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,

2.Suç için, kanunda, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. (5237 Sayılı TCK.nun 50/2. maddesi). Bu durumda, kanunda yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir. 5237 sayılı TCK.nun 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılması,

3.Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken özel tahrik maddesi olan 5237 sayılı TCK.nun 129. maddesi yerine, aynı Kanunun 29/1. maddesi ile uygulama yapılması,

4.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği müştekinin herhangi bir maddi zararının bulunmadığı; kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan sanık hakkında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” ve 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen “sanığın kabulü” koşullarının oluşup oluşmadığı gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderme şartı oluşmadığından” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.