1. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/6163
- Karar No
- 2014/1698
- Karar Tarihi
- 19.03.2014
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Adam Öldürme
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
1. Ceza Dairesi 2013/6163 E. , 2014/1698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Selda (...) ... öldürmeye teşebbüsten 5237 sayılı TCK.nun 82/1-a-d, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına. ...'ü öldürmeye teşebbüsten CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine. Tehdit, Konut dokunulmazlığını bozma, hakaret ve izinsiz silah taşımak suçlarından açılan davaların zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca düşürülmesine
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ... hakkında mağdur ...'ı öldürmeye teşebbüs, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanık müdafiinin, sanık hakkında verilen beraat ve düşme kararlarını temyizde hukuki yararı bulunmadığından, gerekçeye yönelik olmayan temyiz isteminin, CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, b-Sanık ... müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme isteminin, CMUK'nun 318. maddesi gereğince, Reddine karar verilmiştir.
2.Sanık ...'nın maktul ...'ı tasarlayarak öldürme, mağdur eşi Selda'yı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkumiyetine, mağdur ...'ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine ilişkin kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın, maktul ...'ı tasarlayarak öldürme, mağdur eşi Selda'yı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, mağdur ...'ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan açılan davada, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yetersiz gerekçeye, suç niteliğine, haksız tahrikin varlığına, 765 sayılı Yasanın lehe olduğuna, 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen, katılan ... vekilinin sübuta, suç niteliğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, a-Sanık ...'nın, maktul ...'ı tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyetine, mağdur ...'ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine ilişkin kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), b-Sanık ... hakkında mağdur eşi ...'yı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Dosya kapsamına göre; mağdur ... ile sanık ...'nın evli olup ayrı yaşadıkları, sanığın olay tarihinde mağdurun da bulunduğu maktul ...'ın evine zorla girdiği, mağdurun babası olan maktul ...'ı silahı ile vurduktan sonra mağdurun uyuduğu odanın kapısını ayağı ile ittirerek içeri girdiği, silahının kabzesiyle mağdura vurduğu, "ne yapalım kaderimiz böyleymiş" diyerek silahını mağdura doğrultarak tetiğe bastığı ancak silahın ateş almadığı, silahın şarjönünü çıkartıp yere attığı sırada mağdurla boğuşmaya başladıkları, mağdurun yatağın üzerine doğru düştüğü, bu arada tabancanın şarjörünü değiştiren sanığın hedef gözeterek bir el daha silahın tetiğini düşürdüğü ancak silahın yine ateş almadığı, mağdurun "çocuk ağlıyor ne yapıyorsun" diye bağırması üzerine, sanığın "sizinle daha sonra görüşüceğiz" diyerek eylemini tamamlayamadan oradan ayrıldığı, tabancanın kabzesiyle aldığı darbe sonucu baş bölgesinden üç gün mutad iştigale engel teşkil edecek şekilde mağdurun yaralandığı olayda; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alındığında, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nun 35. maddesi uyarınca, alt sınır ile üst sınır arasında makul bir ceza verilmesi yerine, 20 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden resen de temyize tabi bulunan hükmün CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 19/03/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.