11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/13726 E. , 2023/3328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2011 tarihli ve 2007/453 Esas, 2011/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2011 tarihli ve 2007/453 Esas, 2011/271 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/8743 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararı ile katılanlar ve sanık ...'nin aynı oturumda yüzleştirilmelerinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde ise sanık ...'nin teşhise elverişli boydan, önden ve yandan çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek katılarlara gösterilmesi suretiyle teşhis işlemi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği, kabule göre de; sanığa atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tarif edilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan iki kez 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.07.2017 tarihli ve 2016/3464 Esas, 2017/17858 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen sanık hakkında iki kez nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, kabule göre; sanık hakkında kurulan 03.11.2011 tarihli ve 2007/453 Esas ve 2011/271 Karar sayılı ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı halde 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılıp ceza miktarı itibariyle kazanılmış ... gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kardeş olan katılanlardan ...'un evine fal bakma bahanesi ile girdikten sonra, katılan ...'nin küçük kızı aracılığı ile haber göndererek katılan ...'nin eve gelmesini sağladığı, kardeşi diğer katılan ...'yü, ellerinde ve üzerinde bulunan büyüleri çözme ve benzeri sıkıntılarını giderme bahaneleriyle ikna ettikten sonra katılanlardan Döndü'nün evine birlikte gidip katılan ...'den bir miktar altın ve parasını alıp bohçaya sardıkları, daha sonra tekrardan birlikte katılan ...'nin evine giderek katılan ...'den de 500 Dolar alıp, hepsini bir çamaşır içerisine koyup üzerini baş örtüsü ile bohça gibi sardıktan sonra büyü yapar gibi bazı hareketlerde bulunduktan sonra taş toplama bahanesi ile katılanlarla birlikte dışarı çıktıkları ve katılanları eve gönderdikleri, katılanlar tekrar eve gelerek bohça içine baktıklarında para ve ziynet eşyalarını bulamadıkları, sanığın bu şekilde hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Katılanların duruşmada hazır bulunan sanığı teşhis ettikleri anlaşılmıştır.
4.Katılanlar; zararlarının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmişlerdir.
5.Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen eylemin sübut bulduğu kabul edilerek sanığın dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve sanığı teşhis etmeleri ile bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.