6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/13072 E. , 2023/10541 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7035 sayılı Kanun) ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesine göre temyiz süresinin on beş güne çıkarıldığı, bu itibarla 7035 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.08.2017 ve bu tarihten sonra verilen kararlar yönünden doğrudan ya da istinaf sonrası ayrımı yapmaksızın bütün kararların yeni temyiz süresine, yani on beş (15) günlük temyiz süresine tabi olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin yokluğunda verilen kararın, sanık müdafiine e-tebligat yöntemiyle 20.11.2021 tarihinde tebliğ edildikten sonra, sanık müdafii tarafından yasal 15 günlük süre içerisinde 29.11.2021 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, ...
5.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2010 tarihli iddianamesi ile;
sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 2.
Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarihli 2010/95 Esas 2011/57 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. ...
2.Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarihli 2010/95 Esas 2011/57 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.06.2015 tarihli ve 2013/29055 Esas, 2015/32432 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetine konu karşılıksız çek düzenleme eyleminin ve adli sicildeki diğer hükümlülüklerinin daha sonra yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu hükümleri ile suç olmaktan çıkarılması, ancak adli sicil kaydında yer alan ...
24.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/117 E-2009/376 K. sayılı ilamında 5237 sayılı Yasa’nın 184/1, 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca 6675TL adli para cezasına hükmedildiğinin ve aynı zamanda 1 yıl çek hesabı açmaktan yasaklanma tedbirinin uygulandığının belirtilmesi nedeniyle ilamdaki cezaya ilişkin tereddüt oluşması karşısında, söz konusu ilamın aslı ya da onaylı örneği getirtilerek soucuna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, işlenen tehdit suçu nedeniyle mağdurun veya kamunun giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararının bulunmaması nedeniyle de mahkemece, sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları ile yasa maddesindeki diğer koşulların bulunup bulunmadığı irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin ve TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılması zorunluluğu," Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. ...
5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/902 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 31.12.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
E. ...
5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/542 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 30.12.2018 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin ...
22.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarih ve 2019/341 esas 2019/787 karar sayılı mahkûmiyet kararının 19.09.2019 tarihinde kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
F. ... 5.
Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
G. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve 2022/35275 sayılı onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Suçun unsurlarının oluşmadığı,
2.Sanığın cezalandırılmasını gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,
3.Vesaire İlişkindir. III. GEREKÇE
Taraflar arasında alacak verecek meselesinden dolayı problemler bulunduğu, olay günü sanığın şikâyetçinin iş yerini aradığı, telefonu sekreter tanık E. Ö.'nün açması üzerine tanık E. Ö.'ye patronu olan şikâyetçiye iletmesi için "Pazartesi gününe kadar çeklerden dolayı alacağım parayı getirsin, yoksa pazartesi günü gelir patronunuz ...'un kafasına sıkarım ve bu çekleri senetleri tefecilere veririm, bu parayı yine alırım" diyerek şikâyetçiyi tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin sübûtu hâlinde yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacı ile tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/542 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.