Esas No
E. 2023/1320
Karar No
K. 2023/1610
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2023/1320 E.  ,  2023/1610 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/28 E., 2023/257 K.
DAVA TARİHİ: 09.08.2019
HÜKÜM/KARAR: Direnme

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/453 E., 2021/378 K.

Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım alacaklılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2639 Esas, 2022/5094 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 373 ncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2639 Esas, 2022/5094 Karar sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 03.05.3023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılmasının düzenlendiği İİK 292. Madde hükmüne göre; a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılmasının gerekmesi b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması c) Borçlunun, 297 nci maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatifin, konkordato talebinden feragat etmesi durumlarının İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir (İİK 292/1) İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. (İİK 292/2) Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. (İİK 292/3) Belirtilen İİK 292/3. maddede konkordato talep eden alacaklı yönünden belirtilen husus bu konuda dinlenmek üzere bizzat tarafın çağırılması değil, maddede belirtilen hallerin varlığına dayalı olarak kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilmeden önce bu madde uyarınca yapılacak duruşmaya tarafın davet edilmesidir. Bu hüküm hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amacına da yönelik bir düzenleme olup bu kapsamda duruşma günü bildirir tebliğin yapılması yeterlidir. Bu tebliğ ise Tebligat Kanunu 11/1 madde hükmüne uygun olarak vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebliğin vekile yapılması gerektiği kuralına uygun olarak yapılmalıdır. Bu durumda vekile yapılan o duruşma günü bildiren tebliğ yeterli olup konkordato talep eden tarafa ayrı bir tebligat çıkarılması gerekmemektedir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; İİK 292. madde hükmüne göre karar verilen duruşmaya, konkordato talep eden şirket vekili çağırılmış ve duruşmada beyanları da alınmıştır. Vekile yapılan tebliğ işlemiyle İİK 292/3 madde hükmü yerine getirilmiş olup bunun dışında ayrıca konkordato talep eden şirket temsilcisinin duruşmaya çağırılması ve dinlenmesini gerektirir bunu zorunlu kılan bir hüküm madde içeriğinde yer almamaktadır. Borçlunun derhal iflasına karar verilmesinin belirtildiği bir maddede yer almayan bir koşulun, yine aynı maddenin amacından uzaklaşılacak şekilde aranması madde içeriğine uymadığı gibi maddenin getiriliş amacıyla da uyumlu değildir. Vekile yapılan tebliğ yeterli olduğundan bu yönden bir eksiklik yoktur. Bir eksikliğin bulunmadığı bir duruma ilişkin olarak madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olup olmadığı ya da bu hususun kanun yolu sebebi yapılıp yapılmadığı tartışmasına da gerek bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince tasdik duruşmasında borçlu şirket temsilcisinin ayrıca duruşmaya çağrılıp dinlenmemiş olmasında İİK 292. madde kapsamına aykırılık yoktur. Somut olayda ilk derece mahkemesince değil bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi sonucunda yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle iflas kararı verilmiştir. Bu durumda iflas kararı veren bölge adliye mahkemesince iflasına karar verilen şirket temsilcisi dinlenmek üzere duruşma açılması ve şirket vekiline yapılan tebliğ yanında ayrıca şirket temsilcisine de tebliğ yapılması gerekip gerekmediği üzerinde de durulmalıdır. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince duruşma yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir. Mahkemenin bu şekilde duruşma yapmadan karar vermesi HMK 353/1-b-2 maddesine uygun olup bu yönden de bir eksiklik yoktur. Duruşma yapılmasına karar verilmiş olsa idi bu durumda da borçlu vekiline tebliğ yapılması yeterli olacak ve ayrıca borçlu asile tebliğ çıkarılması gerekmeyecektir. Somut olayda duruşma açma koşulları oluşmadığı kabul edilerek karar verilmesinde kanuna aykırı bir durum olmayıp İİK 292. madde kapsamında ilk derece mahkemesinde vekile yapılan tebliğ de 292. madde kapsamında yeterli olduğundan bu yönüyle de bir eksiklik bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ise bu gerekçelerle değil, somut olayda tasdik talebi reddedilerek iflas kararı verildiği için İİK 292. madde değil 308. madde uygulanacağından, bu maddede de borçlunun çağrılması düzenlenmediğinden tebliğe gerek olmadığı gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir. Oysaki İİK 292. madde hükmü duruşmada verilecek kararın ne olduğuna dair bir belirlemeyle düzenleme yapmış olmayıp, verilecek karar ne olursa olsun tarafın beyanlarını sunabilmesine olanak sağlayacak bir tebliği amaçlamaktadır. Mahkeme nasıl olsa iflas kararı vereceğim veya nasıl olsa iflas kararı vermeyeceğim şeklinde bir ön kabul ile de tebliğin yapılması gerekip gerekmediği şeklinde bir değerlendirme yapamaz. Verilecek karar dosyadaki deliller ile ne kadar ilişkisi olursa olsun bir duruşma yapılması gerekiyor ve o duruşmada hazır olanların beyanı alınarak bir karar verilmesi gerekiyor ise ne karar verileceği ancak bu beyanların da alınmasıyla ortaya çıkmakta olup aşamaların tamamlanması öncesi değerlendirmelerle verilecek kararın iflas kararı olacağı düşüncesiyle maddedeki tebliğin gerekli olmadığı sonucuna varılamaz. Kaldı ki madde konkordatonun tasdiki veya tasdik talebinin reddi ile iflas kararı verilmesi ihtimallerini ikapsayan bir ayrımı içermeksizin borçlu tarafın dinlenmesinden söz etmiştir. Direnme kararında yer verilen ayrımın gerekçesi yerinde değil ise de bölge adliye mahkemesince duruşma açılmadan yeniden esas hakkında karar verilmiş olması ve önceki paragraflarda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince şirket vekiline yapılan tebliğin de İİK 292. madde kapsamına uygun olması ve bu yeterli tebliğ var iken ayrıca şirket temsilcisinin o duruşmada iflas kararı verilse bile çağrılmasına gerek olmaması nedeniyle direnme kararı verilmesi sonucu itibarıyla doğru olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizce temyiz incelemesi yapılmak suretiyle, usul eksikliğine dair bozma kararının kaldırılması ve işin esasının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, bozma kararının doğru olduğu ve direnme kararının temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog