2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/12958 E. , 2012/576 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/190211
MAHKEMESİ : Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2008
NUMARASI : 2007/186 (E) ve 2008/164 (K)
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, 647 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilmesine ve aynı yasanın 6.maddesine göre ertelenmesine ilişkin düzenlemelere göre daha lehe olduğu gözetilmeden, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 7.fıkrasına yanlış anlam verilerek; katılan kurumun zararın karşıladığı anlaşılan ve kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “5271 sayılı CMK’ nun 231. Maddesinin uygulanması halinde sanığa verilecek kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilme imkanının olmaması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.) Sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulan önceki hükümde sanık hakkında sonuç olarak 600 Lira adli para cezasına hükmolunduğu ve dolayısıyla bu yönden kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden 792 Lira adli para cezasına hükmolunarak 1412 sayılı CMUK’ nun 326. Maddesine aykırı davranılması,
3.) Katılan yararına maktu vekalet ücretine karar verildikten sonra “dilekçe ücreti olabilir” ibaresine de yer verilerek hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.