Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/778
Karar No
K. 2023/447
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/778 Esas
KARAR NO: 2023/447
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/09/2021
KARAR TARİHİ: 25/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin 10.09.2021 kayıt tarihli dava dilekçesinde özetle; 11.06.2021 tarihinde davacı müvekkillerden sürücü ...' in idaresindeki ... plakalı araca trafik akışına aykırı olarak aniden yola çıkan davalı sürücü ...' nin idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarptığı; Davacı müvekkil sürücünün kazada kusuru bulunmadığı halde davalı sürücü ...'nin aracında hasar ve kazanç kaybı bulunduğunu beyan ederek Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı müvekkiller aleyhinde icra takibi başlatıldığı, öncelikle tedbir kararı verilerek davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibin durdurulmasına, müvekkil davacılar aleyhinde davalının açtığı İcra takibinde talep ettiği tazminat miktarı kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sürücü ...' nin vekilinin 06.10.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı iddialarının yersiz olduğu; Kazada müvekkil sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığı, müvekkile ait araca, davacıya ait aracın arkadan çarpmış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan ... SİGORTA A.Ş. tarafından düzenlenen 06.01.2021-06.01.2022 vadeli .... nolu KZMS poliçesine göre: ... plakalı aracın ... marka ... model kamyonet ve davacı ... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı olduğu anlaşılmıştır.

İhbar olunan ... SİGORTA A.Ş. vekilinin 25.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı araçta 11.06.2021 tarihli kaza sonrası hasara ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından tarihlerinde 16.121,71TL ödendiği ve müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığı; Kusur ve davacının zararı konularında bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya Sigorta Eksperi ... ve Adli Trafik Uzmanı ...'e tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 04/07/2022 tarihli raporunda "Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna (KTK'nun 84/d. Md. yoluyla 47/c,d, 52/a,b,c, 56/e, 91. Md. ile; KT. Yönet.

107.Md. Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Trafik İşaretlerine Uyma, Takip Mesafesi, Mali Sorumluluk Sigortası Yaptırma Zorunluluğu) karşı asgari dikkat ve özeni göstermeyerek hareket eden, birden fazla trafik kuralını ihlal eden ... plakalı kamyonet sürücüsü Davacı ...' ın %100 Oranında Asli ve Tamamen Kusurlu” olduğu; Tutanakta herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan ve seyir halinde iken arkadan gelen araç tarafından çarpılmaya maruz kalan ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ...' nin kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olduğu; Kaza tarihinde ... plakalı kamyonetin maliki olan davacı ... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.” nin ise (KTK' nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davacı ... ' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; davalı ... tarafından kendi aracına zarar verdikleri iddia edilerek haklarında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılan ... plakalı kamyonet sürücüsü Davacı ... ile belirtilen aracın maliki olan davacı ... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ nin kazadan sorumlu oldukları ve belirtilen icra takibine konu alacak nedeniyle davalıya karşı sorumlu oldukları; Bu nedenle davalı ...'den değer kaybı olan 7.700,00TL yi talepte bulunamayacakları, Davacıya ait ... plakalı kamyonetin Trafik KZMS Sigortası olarak ihbar olunan ... SİGORTA A.Ş.' nin ise (KTK' nun 91. Md. Sigorta ) kurallar nedeniyle araç sürücüsü Davalı ...'nin kusursuz olması ile sigorta kapsamına göre sorumlu olmadığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.

TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Yani motorlu aracı kullanan sürücülerin ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan kazalardan dolayı sorumlu tutulabilmeleri için, kazanın meydana gelişinde “kusurlu” olmaları şarttır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.

Mahkememizce hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı ...'nin kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu durumda haksız fiil sorumluluğunun koşulları gerçekleşmediği anlaşılmıştır.

Netice itibarıyla mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda, davalıların tazminatla sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen haksız eylemde kusurlu olmaları gerektiğinin açık olduğu, detaylı bir tespit sonucu kusur bilirkişisince tanzim edilen raporun yeterli ve isabetli olduğu kanaatine varıldığı, dolayısıyla davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu belirlendiğinden ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

5.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.