4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2022/16029 E. , 2023/16823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarih 2014/168 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada sanığın eyleminin çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ön ödemeye tabi suçlardan olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası ile 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince yargılama giderleri ile birlikte para cezasının yatırıldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2.Sözkonusu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 01.06.2020 tarih ve 2019/15714 Esas, 2020/6158 Karar sayılı ilamı ile sanığın savunmasının alınması suretiyle, yeni bir heyetten rapor alınarak alıcı ortamın belirlenmesi ve sanığın kusurluluk türlerinden hangisinden sorumlu olduğunun belirlenmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanığa ulaşılamaması nedeniyle savunmasının alınamadığı, yeni bir heyetten rapor alındığı ancak sanığın üzerine atılı bulunan ve 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinde düzenlenen suçun, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan iddianamenin düzenlendiği 24.01.2014 tarihinden karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; sanığın üzerine atılı çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, düşme kararının eksik inceleme sonucu verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine, cezalandırılması gerektiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle düşme kararının kaldırılması gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR ..
. Sınırları içerisinde bulunan ... Limanında demirli olan ... bandıralı ... isimli ... IMO numaralı atık alım gemisine atık alımı yapıldığı esnada güvertede bulunan bağlantı noktasından pompa durmadan bağlantı borusunun çıkartılması nedeniyle deniz yüzeyinde kirlilik oluştuğunun görülmesi üzerine geminin kaptanı olan sanık hakkında, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada, sanığa atılı suçun 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu ve iddianame tarihinden itibaren bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iddianamenin düzenlendiği 24.01.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu bu nedenle Yerel Mahkemece verilen düşme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.