4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/8747 E. , 2023/17095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile kararda başvurulacak Kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yolu ile yüzüne karşı verilen kararı, cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin Kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği, sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, şiddetli ağrı çekmesi nedeniyle mağdurdan ilaç yazmasını istemesi üzerine mağdurun ters cevap vermesi nedeniyle istemeyerek atılı suçları işlediğine, telafisi mümkünse telafi etmek istediğine, beraatine karar verilmesine uygun görülmezse cezalarının ertelenmesine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın muayene olmak için mağdurun doktor olarak görev yaptığı hastaneye getirildiği, sanığın mağdurdan ... isimli ilacı yazmasını istediği, ancak mağdurun kabul etmemesi üzerine "Niye yazmıyorsun, niye artistlik yapıyorsun ulan." şeklinde hakarette bulunması ve eliyle mağdura tokat atmak şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından açılan davada, sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın atılı eylemleri kabul ettiği anlaşılmıştır.
3.Mağdurun aşamalardaki beyanları uyumludur.
4.Tanıklar ... ile ...'nin beyanları ile mağdur hakkında alınan 06.04.2015 tarihli adli rapor dosya içinde mevcuttur. IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın ikrarı, mağdurun aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanları ile sanığı hastaneye götüren Jandarma komutanlığında er olarak görev yapan tanıklar ... ile ...'nin beyanlarına göre ve adli rapor içeriğine göre sanığın atılı kasten yaralama suçunu işlediğine dair ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından uygulanmaması yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde,
Sanığın tekkerrüre esas kasıtlı bir suç sebebiyle üç aydan fazla hapis cezasına ilişkin adli sicil kaydı olduğu göz önünde bulundurularak, sanığın geçmişteki hali, mükerrir olması ve dosyaya yansıyan kişilik özellikleri dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Mahkemece, sanığın, mağdura hitaben söylediği kabul edilen "Niye yazmıyorsun, niye artistlik yapıyorsun ulan " sözlerinin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.