3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/36865 E. , 2023/901 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1 Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 02.01.2020 tarih ve 2019/216 Esas, 2020/4 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı Kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 221/4-2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.06.2021 ... ve 2020/140 Esas, 2021/370 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eksik ceza hesaplanması bakımından eleştirerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.10.2022 tarihli usul ve yasaya uygun olan hükmün düzelterek onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmemiş olması ve yapının silahlı terör örgütü olmadığı hususunda esaslı hataya düşmüş olması nedenleriyle yüklenen suç açısından kastı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi, aksi halde sanığın konumu itibarıyla bildiklerini/bilebileceklerini tüm samimiyetiyle ve ayrıntılarıyla anlatmış olması gözetilerek etkin pişmanlık nedeniyle üst hadden indirim yapılması gerektiğine, ceza miktarı düşürüldüğünde ise HAGB uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü "Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyerarşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu dikkate alınarak; meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği;
TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221 inci maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili ifade vermesinin yeterli olacağı ve bu bilgilerin daha önceden güvenlik güçlerinin bilgisinde bulunmasının sonuca etkili olmayacağı hususu değerlendirildiğinde, sanığın, örgüt içerisinde kaldığı süre ile uyumlu anlatımlarda bulunduğu, 23.12.2019 tarihli ifade ve teşhis tutanağına göre, beyanlarında ismi geçen şahısları teşhis ettiği, bununla birlikte altı şahıs hakkında bilgiler verdiği, ByLock programını telefonuna yükleyen şahsın kim olduğu hakkında anlatım ve teşhiste bulunduğu, örgüt evlerinde kaldığı dönemde birlikte kaldığı şahısların isimlerini verdiği, verdiği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı sürece uygun mahiyette olduğunun anlaşıldığı, örgüt içerisinde bulunduğu süre ve konumu itibariyle ikrar içeren beyanlarının samimi olduğu, bilakis kendisini suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olmadığı anlaşıldığından TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı." anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, sanığın beyanları, tanık beyanları, sanığn örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra da örgütsel faaliyetler içinde yer alması ve dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığın bilgileri ile uyumlu olduğu değerlendirildiğinde ve tüm dosya kapsamıyla uyumlu olarak sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında kaldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.06.2021 ... ve 2020/140 Esas, 2021/370 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.