3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/10949 E. , 2023/1101 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/154 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/28 Esas, 2019/123 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2021 tarihli ve düzelterek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle; sanığın üniversite döneminde ailesinin maddi durumunun yetersizliğinden dolayı yapıya ait evlerde kaldığına, darbe girişimi sonrasında evden ayrıldığına ve terör örgütü ile bağını tamamen kopardığına, yakalandığı evde oturmaya başladıktan 3 hafta sonra polisler tarafından bu eve baskın yapıldığına ve sanığın da bu şekilde söz konusu evin gaybubet evlerinden olduğunu öğrendiğine, daha önce gaybubet evi olduğundan haberinin olmadığına, söz konusu eve Facebook üzerinden verilmiş olan ilanla ulaştığına, dosyada beyanı bulunan şahısların da sanığın bu konudaki beyanlarını desteklediğine, sanığın ByLock kaydı ve Bank ... hesabının olmadığına, HTS kayıtlarına göre gaybubet evlerini organize eden şahıslarla irtibatının darbe girişiminden önceki tarihlerde olduğuna, sanığın örgüt üyeliğine ilişkin kriterleri taşımadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet aksi kanaat hasıl olursa etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan uygulanmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1995 doğumlu olan sanığın Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesinde öğrenci olduğu, sanığın 2014 yılında bu okulu kazandığı, Konya ilinde kalmak üzere örgüt üyeleri ile temas kurduğu, 2014-2015 ve 2015-2016 yıllarında örgütle iltisaklı olan evlerde kaldığı, bu evlerde düzenlenen sohbetlere katıldığı, kendi savunmasına göre 15 Temmuz darbe girişimi yaşandıktan sonra 2016-2017 yılında örgütle ilgisi olmayan bir yerde kaldığı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra örgüt üyesi olan kişilerin gaybubet evleri denilen yeni bir yapılanmaya girdikleri, bu çerçevede gerek öğrencilerin kalması ve gerekse saklanılması istenen kimi örgüt üyelerinin kalması için yeni evler oluşturulduğu, Konya ilinde bu evlerin organizasyonunu mahkememizce daha önce cezalandırılan A.G., G.K. ve F.C. isimli kişilerin yaptıkları, sanığın 2017 yılı eğitim dönemi başında hakkında benzer suçtan işlem yapılan kişilerle bu örgüt evlerinde kalmak üzere temas kurduğu, bu şekilde yakalandığı gaybubet evine yerleştiği, burada hakkında benzer suçtan işlem yapılan kişilerle kaldığı, sanığın HTS kaydının incelenmesinde hakkında benzer suçtan işlem yapılan kişilerle görüşmelerinin saptandığı, nitekim sanığın gaybubet evlerini organize eden ve mahkememizce cezalandırılan F.C., A.G. ve G.K. isimli kişilerle görüştüğünün saptandığı, sanığa isnat edilen maddi eylemlerin bu şekilde sabit olduğu, sübut bulan bu eylemlerin örgüt üyeliği için gerekli ve zorunlu olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa sahip olduğu, bu şekilde sanığa atılı bulunan suçun sabit olduğu kanaatine varılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ettiği, bu kapsamda gerek kendisinin örgüt içindeki eylemleri ve konumu, gerekse temasta bulunduğu kişilerin örgüt içindeki eylemleri ve konumları ile ilgili bilgiler verdiği, gerekli teşhislerde bulunduğu, bu yönüyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu uygulama yapılırken sanığın kişiliği, örgüt içindeki konumu, verdiği bilgilerin niteliği, sanığın uzunca süre örgütün evlerinde kalmasına rağmen sadece bir kaç kişi ile ilgili teşhis yapmış olması dikkate alınmış ve takdiren 1/3 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın cezası tayin edilirken suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, zararın miktarı, sanığın kişisel hali, kastının yoğunluğu dikkate alınmış ve temel cezası tayin edilirken alt sınırdan ayrılınarak teşdit uygulanmıştır. Sanığın duruşmalarda gözlenen saygılı tutumu lehine değerlendirilerek hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.)Temyiz aşamasında dosyaya girdiği anlaşılan M.A. isimli şahsın beyanlarının 5271 sayılı Kanunun 217 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.) Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/28 Esas, 2019/123 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.