10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/2309 E. , 2023/1843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, kurum sigortalısı ...' in 30.07.2005 tarihinde geçirdiği iş kaası sonucu hayatını kaybettiğini, sigortalının hak sahiplerine toplam 82.299,70 TL peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını belirterek 18.11.2013 tahsis onay tarihi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilin belerdiye de pazaryeri bekçisi olarak çalışan sigortalı ...' in kusurlu bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dairemizin önceki bozma ilamlarına müteakip 15.01.2020 tarihli 2019/6738 Esas 2020/180 Karar sayılı bozma ilamından sonra, İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli 2020/383 Esas 2020/117 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 10/02/2021 tarihli 2020/11349 Esas 2021/1406
Karar sayılı ilamı ile; "İncelemeye konu somut olayda hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasına ilişkin Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 tarihli 2016/1108 E.-2017/1492 K. sayılı bozma ilamında da ölüm olayının gerçekleşmesinde müteveffa sigortalının ağır kusurlu bulunması ve dairemizin 07.11.2018 tarihli 2018/5065 E. - 2018/9100 K. sayılı bozma ilamında baskın kusurun müteveffa sigortalıda olduğunun belirtilmesi karşısında, bozma ilkelerine ve oluşa uygun şekilde kusur oran ve aidiyetleri belirlenmemiş bilirkişi raporunun uygunluğunu denetleme yükümlülüğü ve görevi gereği mevcut raporda belirlenen kusur oranlarının bozmaya uygun olmadığı değerlendirilmek suretiyle mahkemece yeniden uzman kişilerden oluşan kusur heyet raporu alınarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilerek karar verilmelidir." şeklindeki açıklama ile kazalı müteveffa sigortalının olayın oluşunda baskın kusurunun olduğuna işaret edilmiştir. Anılan bozma ilamının hatalı şekilde değerlendirilerek, bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna istinaden kazalı sigortalının olayın oluşunda tamamen kusurlu bulunması ve davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 06.12.2022 tarihli 2021/88 Esas 2022/395 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamlarında belirtildiği üzere kurum sigortalısı mütevvevfa ...'in 30.07.2005 tarihinde gölde boğularak öldüğü olayda müteveffa sigortalının olayın oluşumunda baskın kusurunun olduğundan iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 12.10.2022 tarihli heyet raporunda müteveffa işçi ...'in %70 oranında, davalı ...'nın %30 oranında kusurlu olduğu yönündeki raporun dosya kapsamına ve bozma ilamlarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.689,91 TL peşin sermaye ödeneğinin tahsis-onay tarihi olan 18.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat dava dosyası Yargıtay tarafından müvekkilin kusursuz olduğuna ve olay ile müvekkil arasında bir illiyet bağı bulunmaması sebebiyle davanın reddedilmiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 29.07.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödeme ve masraflardan oluşan Kurum zararının davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 ve ilgili maddeleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, tüm dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraflar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...