4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/9036 E. , 2023/17259 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiş olup, katılan tarafından hükümden sonra sunulan dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, dilekçenin kimlik tespiti içermediği tespit edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; tanık olarak dinlenen ...'nin kendisine husumet beslediği için ceza alması amacıyla taraflı beyanda bulunduğuna, kimseye hakaret etmediğine, verilen cezanın hukuka açıkça aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına yönelik olduğu tespit edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ... ile gayriresmi evli olan sanığın, olay tarihinde annesi olan katılanın evinde kalan tanık ... ile aralarında yaşanan sorunlar nedeniyle katılanın evine giderek kapıyı çaldığı, katılanın açmaması üzerine apartman boşluğunda iddianamede belirtilen sözleri katılana hitaben söyleyerek üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Katılanın hükümden sonra sunduğu 25.05.2016 havale tarihli dilekçe ile şikâyetinden vazgeçmesi ve hakaret suçunun kovuşturulmasının şikâyete bağlı olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, öncelikle kimlik tespiti içermeyen şikâyetten vazgeçme dilekçesinin katılan tarafından sunulup sunulmadığı, dilekçenin katılan tarafından sunulduğunun tespiti halinde ise sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Kabule göre de;
a)Hakaret eyleminin apartman boşluğunda işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılması,
b)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olması ve bu suçun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve hakaret suçuna ilişkin Kanun'da öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezasının seçilip seçilmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c)Yukarıdaki bozma sebebine göre suçun aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde ise; 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.