10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2049
- Karar No
- 2023/2377
- Karar Tarihi
- 13.03.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/2049 E. , 2023/2377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.01.1999 tarihinden itibaren ... Gıda Turizm Tekstil İnş. ve Tic. Ltd. Şti. kurucu ortağı olarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığı, 28.06.2006 tarihli işe giriş bildirgesi ve 52 TL’lik prim ödemesi yaptığı halde Kurum tarafından sigortalılığının 04.10.2000 yerine 01.10.2008 tarihinden itibaren başlatıldığını, davalı Kurumun işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 04.10.2000 - 30.09.2008 tarihleri arasında da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, sigortalılık başlangıcının 04.10.2000 tarihi olarak tespitine, 04.10.2000- 30.09.2008 tarihleri arası zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin 17.08.2018 tarihli prim borçlarının yapılandırma dilekçesindeki peşin ödeme kapsamında hesaplanarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 1479 sayılı Kanunda geçmiş günlerdeki sigortalılığın tespitine yönelik hüküm bulunmadığını, davacının iddialarının aksine 1479 sayılı ve 4956 sayılı Kanunların geçerli olduğu dönemde yapılan ödemenin prim ödemesi değil, idari para cezası olduğunu, davalı sigortalının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile;
a)Davacının 04.10.2000 - 30.09.2008 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,
b)Davacının 17.08.2018 tarihli talebine istinaden 7143 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının, Kuruma ilk defa 27.03.2009 tarih ve 4363730 sayılı giriş bildirgesi ile müracaat ettiğini ancak bilirkişinin 28.06.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığını kabul ederek bir rapor sunduğunu ve yerel mahkemenin söz konusu varsayım üzerine karar oluşturduğunu, 28.06.2006 tarihli bir işe giriş bildirgesinin varlığı usulüne uygun şekilde araştırılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davacının ödemiş olduğu 28.06.2006 tarih ve 52,00-TL'nin idari para cezası olup; prim ödemesi olmadığını, Bağ-Kur hizmetlerinin borçlanılması ile ilgili çeşitli dönemlerde süreli yasaların konduğunu, bu yasal süreler içerisinde kendi nam ve hesabına çalışanların borçlanabilmesine olanak tanındığını, süresinde borçlanılmayan veya borçlanılıp ödenmeyen sürelerin tekrar borçlanılmasının veya dava yolu ile tespitinin mümkün olmadığını, kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.06.2006 tarihinde yaptığı 52 TL'lik ödemenin idari para cezası olarak yatırıldığı dosya içerisindeki cevabi yazılardan anlaşıldığı, 1479 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası 2006 yılında yürürlükte olan hali ile 26 ncı madde gereğince tescil yükümlülüğüne uymayan sigortalılara bu miktarda idari para cezası verileceğinin belirtildiğini, hal böyle olunca tescil yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle idari para cezası verilebilmesi için Kurumca re'sen tescil yapılması gerektiği dikkate alınarak, davacının 1263910595 numaralı 28.06.2006 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesinin bulunduğunun belirgin olduğu anlaşılmış olup, dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 04.10.2000 - 30.09.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un 24, 26 ve 80 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...