Esas No
E. 2022/11209
Karar No
K. 2023/1224
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/11209 E.  ,  2023/1224 K.

"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/642 E., 2020/116 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2017/214 Esas, 2019/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/642 Esas, 2020/116 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Toplanan delillerin atılı suçun sübutu açısından yeterli olmadığına,

2.Tanık beyanlarının soyut nitelikte ve duyula dayalı olduğuna, başkaca bir delille somutlaştırılamadığına, tanıkların lehe beyanlarının değerlendirilmediğine, örgütlü bağlantılı bir kişi veya kuruma hiç bir yardımı olmadığına,

3.Seçme ve seçilme hakkı kapsamında oda seçiminde yer almasının delil olarak değerlendirilemeyeceğine,

4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

5.Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, başka bankalarda da hesabı bulunduğuna ve bunları daha aktif kullandığına, ve sair sebeplere ilişkindir.

B. Sanık, bizzat ve müdafii aracılığıyla sunduğu 20.01.2023 tarihli dilekçesi ile ;

etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, dijital inceleme raporu, Bank ... bilirkişi raporu, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sırasında dinlenen tanıklardan gizli tanık Devlet'in Kumluca'daki yapılanması içerisinde sanığın da olduğunu, sanığın toplantılara katıldığını; bu toplantıların Kumluca'da fetöye ait kreşin çatı katında haftalık yapıldığını; toplantılarda dini sohbetler yapıldığını, yılda bir kez de himmet toplandığını, sanığın bu himmet toplantılarına katıldığını ve himmet vaadinde bulunduğunu, bunu kendisinin bizzat gördüğünü, ayrıca örgüt için yardım topladığını duyduğunu beyan ettiği; tanık M.H.G.'ın sanık ...'nin bu yapıya dahil olduğunu bildiğini, çalışmalarında aktif olarak yer aldığını, 2013 yılında yapılan KUTSO seçimlerinde 'cemaatin' başkan adayı olan İ.A.'ın bulunduğu listede aday olduğunu beyan ettiği; tanık R.Ç.ın sanığın arkadaşı olduğunu, kendisinin gazete ve dergi abonesi topladığına şahit olduğunu, kendisini de gazeteye abone yaptığını, sanığın örgüte ait okulun eğitim ücretlerinin tahsilatına yardımcı olduğunu, sanığın bu yapının ileri gelenlerinden olduğunu beyan ettiği, tanık İ.D.'ın sanığın uzaktan akrabası olduğunu, sanığın oturduğu sitede çalıştığını, aynı sitede oturan İ.K. ve A.S. ile birlikte 15 Temmuz 2016 tarihinden yaklaşık 6-7 ay kadar önce sitede yer alan işçi evi olarak tabir edilen boş bir daireyi dayayıp döşediklerini, burada salı günleri bayanların, perşembe günleri de erkeklerin toplantı yaptıklarını, sanığın cemaatin içerisinde aktif olarak yer aldığını, kurban, kurban derisi, himmet adı altında bir şeyler topladığına şahit olmadığını ancak dışarıdan duyduğunu beyan ettiği, tanıklar Ş.K., A.K., S.A.'ın sanık hakkında okulda düzenlenen toplantılarına katıldığını beyan ettikleri; böylelikle sanığın örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, örgüte himmet adı altında maddi yardımda bulunduğu, gazete ve dergi abonesi topladığı, örgüt toplantılarının yapılması için yer tahsis ettiği, ticaret odası başkanlık seçimlerinde örgütün listesinden aday olduğu, örgütün Kumluca mütevelli grubunda yer aldığı, sanığın Bank ... hesap hareketlerinin örgüt üyeliğini destekler mahiyette olduğu anlaşılmakla; sanığın kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince sanığın örgüt içerisinde üst kademelerde görev aldığına ilişkin delile ulaşılamadığından takdiren alt hadden cezalandırılması cihetine gidilmiş, örgütle ilgili suçlamaları kabul etmeyen, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile ilgili bilgi vermeyen sanık hakkında TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış, müsnet suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmış, yargılama sürecindeki davranışları ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında TCK'nın 62 nci maddesi gereğince indirime gidilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas 3464 sayılı Kararları).

TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanık ve müdafiinin, temyiz aşamasında gönderdikleri 20.01.2023 tarihli dilekçelerinde sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtmeleri, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili ve bir kısım bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılıp ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorulduktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/642 Esas, 2020/116 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog