12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/9664 E. , 2023/1783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2019 tarihli ve 2018/570 Esas, 2019/1821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları gereğince hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının 1 yıl 3 ay denetim süresine tabi tutularak ertelenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/458 Esas, 2020/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2021 tarihli ve 2020/42763 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz isteği hükmedilen ceza miktarının isabetli olmadığına,
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği hükmedilen ceza miktarının isabetli olmadığına ve eksik araştırma sonucu, müvekkilinin suçu işlediğine ilişkin kesin deliller olmaksızın hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece ''Olay tarihinde sanık ...'un sevk ve idaresindeki 38 PL 873 plakalı ... ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjü geçerek karşı yönden gelmekte olan katılan ...'ın kullandığı 38 yl 361 plakalı araca çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulan aracın hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... isimli şahsın kullandığı araca çarptığı, meydana gelen trafik kazası sonucunda 38 YL 361 plakalı ... sürücüsü katılan ... ve araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın doktor raporlarında belirtildiği şekilde yaralandıklarığı, kazada sanığın kusurlu olduğu, bu haliyle atılı suçu işlediği iddiası ile cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Olay tarihinde sanığın sevk idaresindeki 38PL 873 Plaka sayılı aracı ile toki istikamedinden Gesi kavşağına seyir halinde iken kavşağı yaklaştığı esnada direksiyon hakimiyetine kaybederek gidiş istikametine göre orta refüje girerek önce trafik işaret levhasını sonra ağaça çarparak karşı yola geçerek aracının sol ön kısımları ile sürücülüğüne katılan ...'ın yaptığı 38 YL 361 plaka sayılı araca çarpması neticesinde savrularak durduğu dosyada tanık olan ...'nin sevk idaresindeki aracı ile 38 YL 361 Plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpma sonucu üç araçlı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı KTK'nın 84/c kuralı ihlal ettiğinin tespit edildiği, meydana gelen kaza sonucunda alınan adli muyaene raporlarına göre katılan mağdur ...'in basit tıbbı müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı,katılanlar ... ve ...'ın hayati tehlike oluşturacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve Ağır kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şeklinde ve orta kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, katılanların ve mağdur katılan ...'in annesi olan ...'ın sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın kaza sonrası alınan alkol raporunda 1,35 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, yargılama aşamasında dosyanın trafik bilirkişine tevdi ile olay yerinin fotoğrafları çektirilerek kül halinde ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, Trafik İhtisas Dairesinde gelen 17/06/2019 tarihli raporda sanığın asli kusurlu, diğer sürücü katılan ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın dosyadaki rapora göre asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda 4 kişinin değişik şekilde yaralandığı ve sanığın da 1,35 prolim alkollü olduğu göz önünde bulundurularak üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmakla eylemine uyan TCK'nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına, teme ceza belirlenirken yaralı sayısı, yaralamaların niteliği ve sanığın alkollü olması dikkate alınarak alt sınırdan takdiren bir miktar uzaklaşılmasına, aynı kanunun 62. maddesinin tatbikine, yasal ve takdiri şartlar bulunmakla verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı kurulmuştur.
2.Tarafların kati adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
3.... Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda, sanığın olay günü saat:03.24'te yapılan ölçümünde 135 mg/dL alkollü olduğu bildirilmiştir.
4.Sanık kolluk huzurunda kaza ile ilgili hiç birşey hatırlamadığını, kaza yaptığını hastanede bulunduğu ikinci günde öğrendiğini beyan ederken, mahkemedeki savunmasında, olay anında çok alkollü olduğunu, kaza ile ilgili birşey hatırlamadığını, 38 PY 873 plakalı otomobilin içinde olduğunu ancak aracı kullananın kendisi olmadığını, yanında Serdar ve Batuhan ismindeki arkadaşları dahil olmak üzere pek çok kimsenin bulunduğunu, suçlamaları kabul etmediğini ileri sürmüştür.
5.Olay tarihli kaza tespit tutanağında ve yargılama aşamasında aldırılan 17.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda sanığın, sevk ve idare hatasıyla, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek kuralını ihlal ederek tam kusuruyla neticeye sebep verdiği bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesi kararını isabetsiz bulan Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırarak, aşağıdaki gerekçe ile yeniden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir; ''14.11.2017 günü saat 00:25 sıralarında sanık sürücü ...'un idaresindeki 38.PY.873 plakalı otomobil ile yerleşim yeri içinde, 11 metre genişliğinde, aydınlatması bozuk, bölünmüş, 3 şeritli, düz, kuru, eğimsiz, asfalt kaplama yolda Kadir Has Caddesi üzerinden Toki istikametinden Gesi kavşağı istikametine seyir halinde iken, Gesi kavşağına yaklaştığında direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çıkıp yolun karşı yön bölümüne girmesiyle, karşı yönden Gesi istikametinden Toki istikametine orta şeritte seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki 38.YL.361 plakalı otomobile çarpması, akabinde çarpmanın etkisiyle 38.YL.361 plakalı otomobilinde 38.GA.849 plakalı otomobile çarpması sonucu, karşı araçta bulunan ...'ın hayati tehlikeye, 4. derece kemik kırığına neden olacak şekilde, ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, ...'ın hayati tehlikeye ve 6. derece kemik kırığına neden olacak şekilde, ...'ın ise 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, katılanların süresinde sanıktan şikayetçi oldukları ve uzlaşmanın sağlanamadığı, ayrıca sürücü ...'un 14.11.2017 saat 04:12 tarihli ... raporunda, ethanol miktarının 135 mg/dL olduğu, bu miktarın kaza saatinde yaklaşık olarak 180 civarı promile denk geldiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece sanık hakkında,
TCK'nın 89/4,62,51/1-3-6-7-8. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, aynı zamanda 6 ay süreyle de ehliyetin geri alınmasına karar verilmiş ise de, sanığın meydana gelen olayda gerek kaza tespit tutanağı, gerekse Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda da isabetli şekilde belirtildiği üzere tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, ayrıca katılanların yaralanmasının 1 kişi hariç nitelikli olduğu gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kandaki promil oranının saatte 0,15 promil azaldığı gözetilerek kaza saatinde yaklaşık 180 promil alkollü olan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle cezasından 1/3 oranında artırım yapılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın atılı suçu bilinçli taksirle işlemesi ve hükmedilen ceza miktarı itibariyle hakkında TCK'nın 50 ve 51. maddeleri ile CMK'nın 231/5. maddeleri uygulanmamış, kazanın tam kusurlu vaziyette ve bilinçli taksirle işlenmesi dolayısıyla ceza ile orantılı olacak şekilde ehliyetin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
2.Sanığın Bölge Adliye Mahkemesince alınan savunmasında, olay anında alkollü olduğunu, direksiyon başına geçtiğini de, kazayı da hatırlamadığını iddia etmiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın yaklaşık 180 promil alkollü şekilde idaresindeki otomobille, yerleşim yeri içinde, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek, orta refüj üzerinden karşı yola girdiği sırada, aracının sol ön kısımlarıyla, sürücü Tenhar idaresindeki otomobilin sol ön ve yan kısımlarına çarpmasıyla, sanığın karşı yol şeridine girerek tam kusuruyla, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin vücudunda ikinci dereceden kırık oluşacak, bir kişinin yaşamı tehlikeye girecek ve vücudunda dördüncü dereceden kırık oluşacak, bir kişinin ise yaşamı tehlikeye girecek ve vücudunda altıncı dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmamıştır. A) Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu dört kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde hukuka aykırılık yer almamaktadır. B) Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanığın tam kusurlu olarak üç kişinin nitelikli, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini yerinde bulunduğundan sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi reddedilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/468 Esas, 2020/348 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.