Esas No
E. 2020/33066
Karar No
K. 2023/15772
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2020/33066 E.  ,  2023/15772 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2.5237 sayılı Kanun'un 123 üncü, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın gönderdiği birden fazla mesaj nedeniyle hakaret suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı, hakaret suçundan kurulan hükümde seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilme gerekçesinin belirtilmediği, sanığın lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca değerlendirme yapılmadığı, bu nedenle kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu bozulması gerektiği talebine ilişkindir.

Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, kendisine iftira atıldığı, katılana iki yıldır e-mail veya mesaj göndermediği, daha önce gönderdiği e-mailler nedeniyle katılan ile mahkemelik oldukları, evinin anahtarının hâlen katılanda olduğu, sanığın kullandığı telefonu evinde bıraktığı zamanlarda evine katılanın gizlice girerek kendisine mesaj göndermiş olabileceği, kızı ...’nın dinlenmesi ve hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılan ile sanığın 2012 yılında boşandıkları, sanığın katılanı sürekli telefonla arayarak hakaret ettiği ve ... hesabından mailler göndererek rahatsız ettiği, sanığın katılanın telefonuna 18.09.2014 - 03.10.2014 tarihleri arasında "Sapık, adi, ortalık malı." gibi hakaret içeren mesajlar gönderdiği, mağdurun beyanı, sanığın savunması, mesajlara ilişkin tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

Mağdurun beyanı, sanığın savunması ve dosyada yer alan tutanaklar karşısında, sanığın farklı tarihlerde katılana hakaret içermeyen mesajları göndermeye devam etmesi şeklindeki eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarını oluşturduğu, yine farklı günlerde gönderilen ve hakaret içeren mesajlar nedeniyle de zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Ancak,

A. Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda öncelikle hapis ya da adli para cezasının tercihine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz bir şekilde sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi,
B. Kabule göre de;

1.Lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, adli para cezası dışında bir seçenek yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından da hükmedilen hapis cezasının adli para cezası dahil seçenek tedbirlerden birine çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,

2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.