3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/47 E. , 2023/1447 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/305 Esas, 2019/81 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/656 Esas, 2019/1633 sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri;
1.Sanığın Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olmadığına ve sanığın talimatla hareket ettiğine,
2.Sohbet adı altında sanığın örgütsel toplantılara katıldığına,
4.Terör örgütü ile iltisaklı dernek üyesi olduğuna
5.Örgütün yayın organları aboneliğinin olduğu, bu nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık S. A. sanıkla ilgili olarak; soruşturma aşamasında örgüte müzahir Mühendis Mimar ve Teknik Elemanlar Derneğinde örgütsel sohbetler olduğunu ve de bu sohbetleri de sanığın yaptığını beyan etmiş ise de; tanık bu sohbetlerin içeriği ve tarihi hakkında somut beyanlarda bulunmadığından ve mahkememiz huzurunda sanığın imam hatip mezunu olduğundan ve dini bilgisi bulunduğundan bu dini bilgilerini aktardığını, örgütsel sohbetler olmadığını ve yine bu faaliyetlere sanığın 17-25 Aralık sürecine kadar katıldığını beyan ederek tarih ve içerik anlamında somutlaştırma yaptığından kovuşturma aşamasında mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyanlara itibar edildiği, sanığın Bank Asyada hesabı bulunması ve de örgüte müzahir Mühendis Mimar ve Teknik Elemanlar Derneği üyeliği dışında bir iddia yer almamakta olup; sanığın müzahir dernekte üyeliği olduğu Trabzon İl Dernekler Müdürlüğünün cevabi yazısından anlaşılmış ise de; sanığın müzahir dernekte üye olma dışında derneğin faaliyetlerine katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmaması, aleyhine tanık beyanı olmaması bu nedenlerle; sanığın örgütle organik bağ kuracak şekilde süreklilik, yoğunluk çeşitlilik arz eden eylemlerinin tespit edilemediği, sanığın her ne kadar örgütsel çağrı dönemine denk gelen dönemde müzahir bankada ilk kez hesap açması ve de hesap hareketleri mevcut ise de, sanığın söz konusu hesabına 17.02.2014 tarihinde para yatırmış olması ve de bu parayı da 04.12.2014 ve 22.12.2014 tarihlerinde çekmiş olması nazara alındığında, sanığın ilgili banka nezdindeki hesap hareketlerinin olağan bankacılık işlemleri dışında örgüt talimatı gerçekleştirilen işlemler olduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; tüm bu sebeplerle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle arasında çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk unsurlarını taşıyan organik bir bağın bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmemekle, Şeklindeki gerekçelerle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş ve hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/656 Esas, 2019/1633 sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.