Esas No
E. 2021/5911
Karar No
K. 2023/2295
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2021/5911 K. 2023/2295 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/5911, K. 2023/2295, T. 13.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5911
Karar No
2023/2295
Karar Tarihi
13.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2021/5911 E.  ,  2023/2295 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/429 E., 2017/288 K.
SUÇ: 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2013/1980 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2013/1980 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 2. Dairesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararı ile özetle;

A)Hâkim ve zabıt katibi tarafından imzalanmamış istinabe tutanağının istinabe mahkemesine gönderilip imza eksiğinin tamamlattırılmasının yargısal işlem sayılamayacağı, belirtilen eksikliğin, ancak sanığın istinabe mahkemesince yeniden sorgu ve savunmasının tespiti yoluyla ya da 5271 sayılı Kanun'un 38 ... maddesinin (A) bendi kapsamında; hâkim ve kâtibin e-imza ibarelerinin mevcut olduğu duruşma tutanağının görevli memurca, Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır şerhli, mühür ve imza ile onaylanmış suretinin dava dosyasına dâhil edilmesi suretiyle giderilmesi mümkünken bu özelliklere sahip olmayan duruşma tutanaklarının hükme esas alınması,

B)Adli gözlem sonucunda düzenlenen Adli Rapor ve TSK Sağlık Raporunun istinabe olunan mahkemeye ulaşmasını müteakip bu mahkemece yapılacak duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında görevlendirilen müdafii hazır bulundurularak veya bu raporlar mahal mahkemesine ulaştığında mahal mahkemesince yeni bir müdafi görevlendirilmesi sağlanarak, adli gözlem sonucunda düzenlenen Adli Rapor ve TSK Sağlık Raporuna karşı, müdafiin savunmasını yapabilmesine imkân sağlanmadan hüküm verilmesi, C)Suçun bitiş tarihinin kısa karar ile gerekçenin içeriğinde ve hüküm fıkrasında farklı olarak belirlenmesinin kısa kararla gerekçeli hüküm arasında ve gerekçenin kendi içerisinde çelişki ve teşevvüş (kargaşa) oluşturması, D)İzmir Asker Hastanesince düzenlenen 29.9.2014 tarihli adlî raporun aslının veya onaylı suretinin dava dosyasına dâhil edilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmemesi, sebepleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine (Kapatılan) 2.Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/718 Esas, 2017/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hapis cezasının beş ... süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihinin bir kısmını kapsadığı dolayısıyla beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.23.05.2012 tarihinde rahatsızlığı nedeni ile birliğinden hastaneye sevk edilen sanığın, aynı gün hastanede muayene olduğu, hastanedeki işlemleri bittikten sonra birliğine dönüş için kendisine tanınan bir günlük yol süresi sonunda en geç 24.05.2012 tarihinde, saat 24.00’e kadar birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre sonra 09.01.2013 tarihinde kolluk ekiplerince yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık bozma öncesi alınan ifadesinde; hastaneye sevkedildiği gün çocuğunun hasta olması ve eşinin zorda olması sebebiyle firar etmek zorunda kaldığını, daha önce de 2008 yılında çocuklarından birinin vefat etmesi sebebiyle firar ettiğini, eroin bağımlısı olduğunu, psikolojik sorunlar yaşadığını, Çorlu Askerî Hastanesine de askerliğe elverişlilik durumun tespit edilmesi için sevk edildiğini ve o hastanede tanzim edilmiş olan raporun dosyaya getirtilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

3.Bozma üzerine talimatla sorgu ve savunması tespit edilen sanık ifadesinde; önceki ifadelerini tekrar ettiğini, bozma ilamında aleyhine olan hususları kabul etmediğini, beraatini, mahkeme aksi kanaatte ise hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini ve kamuya yararlı bir işte çalışmak istediğini ifade etmiştir.

4.İzmir Asker Hastanesi tarafından sanık adına düzenlenen 19.09.2014 tarihli ve 11982 numaralı raporda; ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla 30.12.2012 tarihinden itibaren barışta ve seferde askerliğe elverişli olmadığı kararı verilmiştir.

5.İzmir Asker Hastanesi tarafından 29.09.2014 tarihli, sanığın sahip olduğu kişilik yapısı ile işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yetisini etkileyecek nitelikte bir akıl hastalığı olmadığından suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinden faydalanamayacağı tespitini içeren adlî rapor düzenlenmiştir.

6.Sanığın birliğine katılmadığına dair olay tespit tutanağı, yakalanarak ele geçtiğine dair tutanak, vaka kanaat raporu, sevk belgesi ve dosya kapsamında bulunan diğer bütün belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. III. GEREKÇE

1.Sanığa isnat edilen firar suçunun temadisinin askerliğe elverişsizlik halinin başladığı 30.10.2012 tarihinde sonlandığında bir şüphe bulunmamakla birlikte temadinin başladığı tarih ile sonlandığı tarih arasında 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı suçun gerçekleşme şartlarından olan gün unsurunun oluştuğu anlaşılmakla ve suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu resmi kurullarca düzenlenen raporlar ile ortaya konan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin sanık müdafiinin temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.

2.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre, sanığın 25.05.2012-30.10.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği ve savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2016/429 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararında (Kapatılan 2.Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/718 Esas, 2017/281 Karar sayılı kararı) sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog