Esas No
E. 2021/14763
Karar No
K. 2023/3059
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/14763 E.  ,  2023/3059 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/108 E., 2016/57 K.
SUÇ: 7201 sayılı Tebligat Kanunu' na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/108 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na (7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 ... maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; dava ve icra dosyası üzerinde gerekli inceleme yapılmadan beraat kararı verildiğine, nitelendirmenin hatalı olduğuna, sanık tarafından bildirilen adrese yapılan tebligatın bila döndüğünün tespit edildiğine, sanık tarafından, takip tarihi itibarıyla katılana ait elinde bulunan iki adresinden birinin bildirilen adres olduğunun ifade edildiğine, herhangi bir mağduriyetin ve zararın oluşmadığına, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğine, re'sen tespit edilecek nedenler ile sanık hakkındaki mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın ticari ilişkiden kaynaklanan alacağının tahsil edilebilmesi için başlatmış olduğu icra takibi kapsamında hazırlanan ödeme emri üzerinde, faturalarda belirtilen Trabzon adresi dışında katılana ait olduğu belirtilen İstanbul adresinin bildirildiği görülmüştür.

2.Katılan vekili tarafından yapılan şikayette, katılan ile hiç bir ilgisi bulunmadığını belirtmiş olduğu adrese yapılan tebligat işlemleri ile icra takibinin kesinleştirildiği ifade edilmiştir.

3.Anılan adrese gönderilen ödeme emrinin, aynı adreste birlikte oturan çalışan sıfatı ile Ünal ... isimli kişinin imzasına 06.04.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ve bu tebligat ile takibin kesinleştirildiği görülmüştür.

4.Katılan tarafından icra dosyasına yapılan itirazın da anılan tebliğ işlemi gerekçe gösterilerek süresinden sonra yapıldığı belirtilip reddedildiği anlaşılmakladır.

5.Sanık soruşturma aşamasında alınan savunmasında, kendisine, evrakta bahsi geçen Ünal ... isimli şahsın adresi verildiğinden bu adrese tebligat yaptığını belirtmiş, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, katılan ile aralarında ticari ilişkiden dolayı alacak meselesi olduğunu, ancak bilerek tebligat adresini yanlış bildirmediğini, icra işlemini kesinleştirmek için böyle bir davranışta bulunmadığını, katılanın eşi ... ile İstanbul ilinde sürekli görüştüklerini, kendisiyle bir araya geldiklerinde, kendisini bıraktığı yer olan ,.... Çamçak Derya Apt. No:24/11 Samatya Fatih/İSTANBUL adresini ikamet adresleri olarak bildiğini, bu nedenle katılan hakkında yapılan icra takibi sırasında bildiği adres olarak bu adresi bildirdiğini, söz konusu adrese yapılan tebligatın da zaten iade edilmiş olduğunu beyan etmiştir.

6.Katılan beyanlarında, suç tarihinde kendi adına iş yeri bulunduğunu, işyerini eşi ...' in işlettiğini, bu sırada sanık ile eşi alışveriş nedeni ile irtibat halinde iken sanığın, işyeri adresini, iddianamede belirtildiği şekilde yanlış bildirmiş olduğunu, icra müdürlüğünce yapılan tebligatların tarafına ulaşamadığını, şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir.

7.Sanık savunmalarında geçen ve Mahkemece evvelinde tanık olarak dinlenilmesine karar verilip daha sonra dinlenilmekten vazgeçilen ...'in dosya arasında yer alan nüfus kaydı uyarınca 10.12.2012 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle beyanlarına başvurulamadığı anlaşılmıştır.

8.Tebligat evrakını imzaladığı anlaşılan Ünal ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, 10.10.2012 tarih ve 2012/16054 soruşturma sayılı karar ile böyle bir kişinin gerçekte var olmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.03.2011 yerine 2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanık savunmaları, katılan hakkında başlatılan icra takip dosyası içeriğinde yer alan ödeme emri ve ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair tebligat nüshasında yer alan bilgiler, tebligatın yapıldığı belirtilen kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, 10.10.2012 tarih ve 2012/16054 soruşturma sayılı karar ile böyle bir kişinin gerçekte var olmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar uyarınca, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/108 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.