Esas No
E. 2023/2023
Karar No
K. 2023/2047
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/2023 E.  ,  2023/2047 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/256 E., 2015/556 K.
ŞİKÂYETÇİ: Salih ...
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... , sanık ..., şikâyetçi Salih

... vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek Tebliğname: Ret; Tebliğname: Bozma
A. Şikâyetçi Salih ...

Vekilinin Temyizi Yönünden;

Suçta kullanılan nakil aracının sanık adına kayıtlı olup, savunmasında da kendisine ait olduğunu beyan ettiği, malen sorumlu olarak aracın kendisine ait olduğunu beyan eden Salih ...'in araçla ilgisi tespit edilmediği ve malen sorumlu sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Salih ... vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanıkların Temyizi Yönünden;

Sanık ...'e gıyabi kararın, sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğe ilişkin tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebi belirtilmediği gibi, tebligatı teslim alan Yeğeni Halil ...'ün her ne kadar birlikte aynı konutta sürekli oturduğu beyan edilmiş ise de sanığın temyiz dilekçesinde yeğeninin farklı bir adreste oturduğunu beyan ettiği cihetle; yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanık ...'ün temyizi süresinde kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 58 ..., 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ... hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, eşya ve nakil aracı müsaderesi ile sanık ... yönüyle ayrıca hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...'nun Temyiz İsteği,

1.Suça konu telefonların Zeydan'a ait olduğuna ve sanığı 1 gün evinde misafiri olması nedeniyle suça iştirak edildiğinin kabul edilmesine,

2.Kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Sanık ...'ün Temyiz İsteği,

1.Gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebilğ edilmediğine,

2.Kesinleştirilen ilâmın infazının durdurulması talebine,

3.Tebligatı alan yeğeni Halil ... ile ikâmetgahlarının ayrı olması nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir.

C. Şikâyetçi Salih ...

Vekilinin Temyiz İsteği,

1.Araç ... adına gözükse de gerçek sahibinin Salih ... olduğuna,

2.Müvekkilinin hukukî problemler nedeni ile adına tescil ettiremediğine,

3.Aracın müsadere edilmesi ve re'sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay günü yapılan çalışmalar üzerine sanıkların 06 BH... plakalı araçtan çanta indirdiklerinin görülmesi üzerine önleme araması kararı uyarınca çantalarda yapılan aramada 260 adet kaçak ve faturasız cep telefonu ele geçirilmiş aynı gün sanık ...'ın evinde Sulh Ceza Mahkemesinin arama kararı ile yapılan aramada ise 170 adet cep telefonun daha ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... suç konu 430 adet gümrük kaçağı telefonları Adana'da ... Çarşısından kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan satın aldığını, kendisine ait olan araç ile Mersin iline gelerek sanık ...'ın Cicioğlu İletişim isimli işyerine gelerek telefonları Nurullah'a sattığını, polislerin gelerek yakalandıklarını savunarak suçlamayı ikrar etmiş, sanık ... ise Zeydan'ın arkadaşı olduğunu, telefonları satmak için müşteri aradığını, ancak yardımcı olamayacağını söylediğini, bunun üzerine Zeydan'ın müşteri bulanana kadar 1 gün evinde misafir olarak kalmak istediğini, telefonların bir kısmını eve taşıdıklarını, bir kısmını da araçta yanlarına aldıklarını, ancak polisler tarafından yakalandıklarını savunmuştur.

3.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 31.01.2014 tarihli yazısı ile; ele geçen 430 adet cep telefonunun kayıtsız olduğu bildirilmiş yine 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre telefonların tamamının gümrük kaçağı olup CİF değerinin 43.000 TL olduğu bildirilmiştir.

4.Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında kaçak eşyanın CİF değerinin 45.125,00 TL, vergiler toplamının 69.175,70 TL ve gümrüklenmiş değerinin 114.300,70 TL olduğu tespit edilmiştir.

5.,... plakalı aracın sanık ... adına kayıtlı olup, 1998 model renault marka otomobil olduğu, hazırlıkta sanığa teslim edildiği ve 22.01.2014 tarihinde siciline şerh konulduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

A. Şikâyetçi Salih ...

Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Suçta kullanılan nakil aracının sanık adına kayıtlı olup, savunmasında da kendisine ait olduğunu beyan ettiği, malen sorumlu olarak aracın kendisine ait olduğunu beyan eden Salih ...'in araçla ilgisi tespit edilmediği ve malen sorumlu sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Salih ... vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar ...

ve ...'ün Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Olay tutanağı, sankların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların 06 BH ... plakalı araçtan çanta indirdikleri ve şüpheli şekilde hareket ettikleri görülerek önleme araması kararı ile çantadan 260 adet cep telefonu ele geçmesi üzerine aynı gün sanık ...'ın evinde usulüne uygun yapılan aramada 170 adet cep telefonu olmak üzere toplam 430 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği sabit olmakla, yurda kaçak olarak sokulan eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulunduran sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, suç tarihi ve ele geçen eşya nazara alındığında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi beşinci fıkrasından cezalandırılmalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Sanıkların aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

4.Birden çok sabıkası olan sanık ...'nun hangi ilâmının tekerrüre esas alındığının hükümde açıkça gösterilmemesi ve tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmlarla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmların tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.01.2014, iddianame tarihinin 28.02.2014 olduğu,

a)UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık ... hakkında, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/209 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihlerinin 20.11.2013, 02.11.2013, 24.10.2013, iddianame tarihinin 19.03.2015 olduğu,

b)UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık ... hakkında, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/290 Esas ve 2014/878 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.02.2014, iddianame tarihinin 18.03.2014 olduğu ve 03.11.2020 tarihinde kesinleştiği gözetilerek,

Sanıkların bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde derdest dosyaların birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

6.Katılan Gümrük İdaresi lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müteselsilen alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR

A. Şikâyetçi Salih ...

Vekilinin Temyizi Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararına yönelik Salih ... vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 ... maddesi uyarınca Ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ...

Ve ...'ün Temyiz Sebepleri Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinin (3,4,5,6) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun, Ek Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.