Esas No
E. 2022/10641
Karar No
K. 2023/3191
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2022/10641 E.  ,  2023/3191 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET

Şikayetçi borçlular şikayet dilekçelerinde; alacaklı tarafından aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekte ciranta olduklarını ve çek tazminatından sorumlu olmadıklarını, alacaklı tarafından talep edilen faiz miktarının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek takibe kısmi itirazın kabulüne, takibin çek tazminatı ve faiz oranına ilişkin kısmının iptaline, haksız ve kötüniyetli alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; davacıların çek tazminatından sorumluluğu bulunduğunu, takip dayanağı çekte davacıların aval olarak imzalarının bulunduğunu, yürürlükte bulunan faiz oranının takip açılmadan 3 gün önce düşürüldüğünü ve faiz oranının büyük oranda doğru hesaplandığını, bu nedenlerle; borca yönelik kısmi itirazın reddine, davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluların süresi içerisinde mahkemeye başvurması halinde alacaklının kambiyo takibi yapma hakkı olup olmadığının araştırılması gerektiğini alacaklı faktoring şirketi olduğundan ve alacağını bir faturaya dayandırmadığından yetkili hamil olmadığının açık olduğunu gerekçe göstererek davanın kabulü ile takibin davacı borçlular yönünden iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Şikayet edilen alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların icra müdürlüğü dosyasındaki çek tazminatına ve faize itirazda bulunarak çek tazminatının ve faiz yönünden takibin kısmen iptalini talep ettiğini, daha sonra faize yönelik itirazlarından feragat ettiklerini, davanın kabulü ile takibin çek tazminatı yönünden iptalini talep ettiklerini, takibe konu kambiyo senedinin kambiyo vasfını haiz olup olmadığını resen gözeteceğinin belirtildiğini, yerel mahkeme tarafından takibin iptaline karar verildiğini, davacıların asıl alacağa ilişkin bir itirazları bulunmadığını bu maddeyi uygulama alanı bulamayacağını, çekteki ciro silsilesine bakıldığında kendilerinin TTK'nun 702. Maddesine göre yetkili ve yasal hamili olduğunu, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşıldığını, takip konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre yetkili meşru hamil olduklarının açık olduğunu, icra mahkemelerinin genel mahkemeler gibi çek bedelinin alacağını teşvik eden fatura ile uyumlu olup olmadığını denetleme imkanı olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesı kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; alacaklının faktoring şirketi olduğundan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca çek yönünden alacağını ve yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerekeceğini, takibe konu edilen çekin tahsile konulabilmesi için ilgili kanun ve yönetmelikte yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiğinin açık olduğunu, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/7857 Esas 2020/10812 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi öte yandan, İİK'nın 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesinin, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı çekin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebileceğini, icra mahkemesince, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığı, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden istemin kabulü ile İİK'nın 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını gerekçe göstererek şikayet edilen alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; çek tazminatı ve faiz miktarına dair itiraza ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu md.9, 9/2, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik md.8/1 İİK md.170/a-2

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet edilen alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog