Esas No
E. 2022/38505
Karar No
K. 2023/1747
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/38505 E.  ,  2023/1747 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1037 E., 2021/886 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2018/334 Esas, 2019/170 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan;

a)Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b)Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2019/1037 Esas, 2021/886 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Mahkemede dinlenen tanıkların beyanlarının hükme esas alınması gerektiğine,

2.Gizli tanık Garson’dan ele geçirilen dijital verilerin delil olarak kabul edilemeyeceğine,

3.İçeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine,

4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesine,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

1.Sanık ...’in örgüt hiyerarşisinde yer alarak üzerine atılı suçu işlediğine,

2.Sanık ... hakkındaki beraat kararının aleyhe bozulmasına,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ‘1-Sanık ...

açısından yapılan değerlendirmede; sanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık “Garson’ dan” ele geçirilen ... SD kart, KOM Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda; 2015 yılı Mart alan kodunun SAY, 2015 yılı Mart alan dışı kodunun sıfır olduğu, alan kodunun ... olduğu, ad kodunun sıfır olduğu, ... kodunun örgüt açılımının; FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz) kişileri ifade ettiğinin, SAY kodunun; FETÖ mensubu olup herşeyi ile teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurlarını ifade ettiği, sıfır kodunun; 2015 yılı Mart ayından sonra polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodu olduğu, ayrıca örgüte 100 TL para aktardığı, himmet verdiği, örgüt faaliyetlerine ve sohbetlerine katıldığı, zümre başkanının "H.", öğretmeninin "F.", asil vekilinin "M. Bey" adlı kişiler olduğunun kayıtlı olduğu, asil vekilinin soy adını "E." olduğu, Garson ... SD kartta belirtilen kodlamalar değerlendirildiğinde sanığın yapı ile irtibatının yıllar içerisinde temadi ettiği, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığını süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk düzeyinde eylemlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamında sanığın SD kart kodlamasında SAY kodlaması ile örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde alan kodunun ... olduğu, tanıklar S. G.'nin söz konusu SD kart kodlamasını doğrular şekilde sanığın Eskişehir'deki sohbetlere katıldığını, sanığın evinde de birkaç defa sohbetin yapıldığını beyan etmiş olduğu, sanığa ait HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanığın M. E. ile HTS kayıtlarının bulunduğu, sanığın hts kayıtlarında M. E. ile 324 kez bağlantı kurduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla sanığın SD karttaki M. E. ile bağlantı içerisinde olduğu hususunda mahkememiz heyetinde kanaatin oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olan Kimse Yok Mu Derneği ile 51 irtibatının bulunduğu, dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşılmış olup böylelikle sanığın terör örgütüne üyelik suçu açısından süreklilik, çeşitlilik ve organik bağ hususlarını bir arada bulundurduğu anlaşıldığından sanık ...'nin üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği, yapılan yargılamada sübuta ermekle, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, dikkate alınarak takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın işlediği suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 4 üncü maddelerinde sayılan suçlardan olması nedeniyle cezasından 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi gereğince cezasından yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci maddesi gereğince takdiren cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme,

TCK'nın 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanması, 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 24.11.2015 ... 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin Hak Yoksunluklarına ilişkin 08.10.2015 ... ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında nazara alınarak, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin a, c, d ve e bendlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlayınca kadar yoksun bırakılmasına, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından cezanın infazı açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına, sanığın örgüt mensubu suçlu olması dikkate alınarak TCK'nın 58/9 maddesi delaletiyle TCK'nın 58/6,7 maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

TCK'nın 58/6,7 nci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108/4 üncü maddesi gereğince cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Sanık ... açısından yapılan değerlendirmede; sanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık “Garson’ dan” ele geçirilen ... SD kart, KOM Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda; sanık ...'in listede 2015 yılı Mart alan kodunun (SC); 2015 yılı Mart alan dışı kodunun (SCC) olduğu, alan kodunun (SC) olduğunun belirtildiği, ad kodunun (SCC) olduğunun, (SC) kodunun örgüt açılımının; 2015 yılı Mart ayına kadar polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodunu, (SCC) kodunun örgüt açılımının;17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya 3 üncü derecede yakın kişileri ifade ettiği, zümre başkanının "H.", öğretmeninin "H.", asil vekilinin "S. E." isimli şahıslar olduğunun belirtildiği, sanığın herhangi bir şekilde örgüt evlerinde kalmadığı ve himmet adı altında herhangi bir para yatırmadığı belirtilmiştir.

Tanık M. Ş.; sanık hakkında 2004 yılında Eskişehir'de katıldığı sohbet toplantılarında sanığın da yer aldığını, tanık bu toplantılara 2007 yılından sonra devam etmediğini sanığın bu tarihten sonra toplantılara katılıp katılmadığını bilmediğini beyan ettiği, tanık S. G. sanık hakkında kendisinin katıldığı Eskişehir'deki sohbetlere katıldığını, sanığın evinde de birkaç defa sohbetin yapıldığını, 2013 yılı Temmuz ayına kadar kendisinin sohbetlere devam ettiğini 2013 yılı sonunda 17/25 Aralık sürecinden sonra sohbetlere gitmeyi bıraktığını sanığın kendisinin gittiği dönem içinde sohbetlere geldiğini ancak sanığın 2013 sonrası devam edip etmediğini bilmediğini beyan ettiği, tanığın beyanlarının sanığın 2013 yılı Temmuz ayı öncesine kadar olduğu, sanığın da kendi beyanlarında 2013 yılı Temmuz ayına kadar örgütün sohbetlerine katıldığını beyan etmiş olduğu ve sanığın bu beyanının destekler nitelikte 7 kişiyi teşhis etmiş olduğu, tanıkların beyanları ile sanığın ikrarlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, aynı şekilde tanıklar ve sanığın beyanları ile sanık hakkında düzenlenen SD kart kodlamasının herhangi bir çelişki içerisinde olmadığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamında sanık hakkında bulunan deliller ve sanığın ikrarı bir bütün olarak incelendiğinde, sanığın 2013 yılı Temmuz ayı öncesinde örgüt ile bağlantılı olduğu, sanığın bir şekilde örgüt ile ilişki içerisine girmiş olduğu ancak 17/25 Aralık sürecinden sonra sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde olduğuna dair hiçbir delilin bulunmadığı, tanıkların beyanlarının hükme esas alınması hususunda herhangi bir aleyhe delilin bulunmadığı, tanıkların beyanlarının hem SD kart ile uyumlu olduğu, hem de tanığın sanığa iftira atmasına yönelik ya da yalan beyanda bulunmasına yönelik herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, sanığın bu deliller neticesinde örgüt ile süreklilik, çeşitlilik arz eden herhangi bir bağının kurulamadığı, bu deliller ile sanığın örgüte sempati duymasından bahsedilse bile üyelik açısından yeterli organik bağın kurulduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği, kaldı ki SD kart kodlamasının aksini kanıtlar nitelikte sanığın örgüt ile bağlantılı olduğu, günümüz itibariyle örgüt sohbetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğuna dair hiçbir delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... hakkında her ne kadar TCK'nın 314/2 maddesi gereğince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanığın gözaltında kaldığı süreler göz önünde bulundurularak,

CMK'nın 141/1-e maddesi göz önünde bulundurularak CMK'nın 141/2 maddesi gereğince tazminat hakkı bulunduğu hususunun sanığa ihtaratına sanık hakkında yapılan yargılama giderlerinin sanığın atılı suçtan beraat etmesi nedeni ile kamu üzerinde bırakılmasına dair mahkememizde oluşan tam, tarafsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.’

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, ancak;

Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yer verilmemiş olması; örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık ... hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tekerrür ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hususların davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilmesinin olanaklı olduğu belirtilerek; hükmün (1) numaralı fıkrasının altıncı paragrafının tümüyle çıkartılarak yerine “24.11.2015 ... ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08.10.2015 ... ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı gözetilerek TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi; hükmün (1) numaralı fıkrasının yedinci paragrafının tümüyle çıkartılarak yerine “sanığa hükmolunan cezanın TCK'nın 58/9 maddesi gereğince mükererirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre; gizli tanık Garson’dan ele geçirilen ... SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın, 2015 yılı Mart ayından sonra polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodu 2015 Mart alan dışı kısmında “hakkında bilgi olmayan personeli ifade ettiği” (0) kodu ile kodlandığının belirtilmesi karşısında, dosyada mevcut Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen veri inceleme raporuna dayanak teşkil eden gizli tanık Garson’un daha önce hâkim huzurunda alınan ifade tutanağı ve 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesine göre alınan mahkeme kararının soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilmesi ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerde bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerekirse tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2019/1037 Esas, 2021/886 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2019/1037 Esas, 2021/886 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 24.11.2015 ... 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin Hak Yoksunluklarına ilişkin 08.10.2015 ... ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında nazara alınarak, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin a, c, d ve e bendlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlayınca kadar yoksun bırakılmasına, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından cezanın infazı açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına, sanığın örgüt mensubu suçlu olması dikkate alınarak TCK'nın 58/9 maddesi delaletiyle TCK'nın 58/6,7 maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, TCK'nın 58/6,7 nci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 3713 sayılı Kanun TCK md.50 TCK md.53/1 CMK md.223/2 K5271 md.53/1 TCK md.314/2 CMK md.141/2 CMK md.141/1 K5271 md.3 CMK md.231 TCK md.58/6 K3713 md.5/1 TCK md.62 TCK md.51 TCK md.58/9
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog