Esas No
E. 2019/8854
Karar No
K. 2023/2499
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2019/8854 E.  ,  2023/2499 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2015/92 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,

2.Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, Karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2019 tarihli ve 2015/273589 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık ...'nın temyiz istemi, olayı samimi bir şekilde anlattığına, pişmanlığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde başka bir suç nedeniyle polisler tarafından yapılan araştırmada sanıkların kimlik kontrollerinin yapılması üzerine sanık ...’ün kendisini ... ... olarak tanıtıp bu isimle düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını polislere ibraz ettiği, sanık ...'nın da yine yapılan kontrolde kendisini ... olarak tanıtıp bu kişi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, bu suretle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği anlaşılmıştır.

2.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıkların beraatlerine, sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine, ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunmaması ve sanık ...’ın kolluk tarafından tutulan 31.08.2014 tarihli tutanağa ... adına imza atması nedeniyle eylemlerinin resmi belgenin düzenleme sırasında yalan beyan suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanıklar, haklarındaki kesinleşmiş kararların infazından kurtulmak için nüfus cüzdanlarını sahte olarak düzenlettiklerini beyan etmişlerdir.

4.Ekspertiz raporunda, ... ... adına düzenlenen nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, ... adına düzenlenen nüfus cüzdanının ise orijinal olup üzerinde yapılan fotoğraf değişikliğinin ilk bakışta dikkat çekeceğinden aldatma niteliğinin bulunmadığını belirtilmiştir.

5.Mahkemece suça konu belgeler üzerinde gözlem yapıldığı, suça konu belge asıllarının dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.

6.Ekspertiz raporu, 31.08.2014 tarihli tutanak, tutanak tanıklarının beyanları, sanıkların adli sicil kayıtları ve sair deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanığa yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanunun 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;

Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2015/92 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2015/92 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog