Esas No
E. 2021/19482
Karar No
K. 2023/2579
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/19482 E.  ,  2023/2579 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/37 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında

1.Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 9.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla hüküm kurulduğuna, aşamalarda beyanları değişen katılanın şikâyetinde samimi olmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca cezadan 3/4 oranında indirim yapılıp aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, katılan tarafından kendisine verilen 4.500,00 TL tutarındaki bononun bedel hanesinde tahrifat yaparak 14.500,00 TL üzerinden katılan aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği ancak icra takibi sırasında katılandan tahsilat yapılamadığından yüklenen dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2.Sanık savunmalarında özetle, yüklenen suçu işlemediğini beyan etmiş ancak davaya konu senetteki tahrifata ilişkin kovuşturma aşamasında farklı beyanlarda bulunmuştur. Şöyle ki;

a)Duruşmanın 17.03.2015 tarihli 1. celsesinde; "... senetteki 4.500,00 TL'yi 14.500,00 TL olarak ... kendisi düzeltti... "

b)Duruşmanın 21.05.2015 tarihli 3. celsesinde; "... senetteki bedelin değiştirilmesi müştekinin rızasıyla olmuştur... "

c)28.05.2015 tarihli dilekçesinde; "... ... ile birlikte 4.500,00 TL olan senedi 14.500,00 TL olarak yazdık..." Şeklinde beyanlarda bulunmuştur.

3.Katılan aşamalarda özetle; borçlu olması nedeniyle sanığa 4.500,00 TL tutarında senet verdiğini, borcunu ödediği hâlde sanığın davaya konu senedi kendisine iade etmediği gibi bilgisi ve rızası dışında senette tahrifat yaparak 14.500,00 TL üzerinden aleyhine icra takibi başlattığını beyan etmiştir.

4.Soruşturma aşamasında alınan 11.11.2014 tarihli ekspertiz raporunda, davaya konu senedin bedel hanesinde mevcut “4500” ibaresinin sol tarafına benzer nitelikteki mürekkepli bir kalemle “1” rakamının ilave edilmesi suretiyle “14500”haline dönüştürüldüğü belirtilmiştir.

5.Dosya arasında bulunan Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/3420 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... (sanık) vekili tarafından davaya konu senede dayanılarak borçlu ... (katılan) aleyhine 02.05.2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun ödemesinin bulunmadığı ve alacağa mahsuben alacaklıya ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, sanığın bedel hanesinde tahrifat yapılan davaya konu senedi katılan aleyhine icra takibine koymak suretiyle yüklenen suçları işlediği ancak dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/37 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.