9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16430 E. , 2023/727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına, tanıkların sanıkla aralarında husumet bulunduğuna, sanık lehine takdiri indirim uygulamayıp erteleme ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği sair hususlara ilişkindir.
2.Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan ceza verildiğine ve dilekçesinde belirttiği sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Mahkememizce yapılan yargılama sonucu katılanın aşamalardaki tutarlı ve uyumlu beyanları, olayın oluşundan sonra sanık ile görüştükleri anlaşılan tanıkların birbirlerine uygun yeminli anlatımları, anılan yasal düzenleme ışığında yapılan açıklamalar, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 28/02/2013 Tarih, 2012/5302 Esas ve 2013/2056 Karar numaralı kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/03/2015 Tarih, 2013/14-429 Esas ve 2015/34 Karar numaralı kararı ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ve sanık müdafiinin savunmasında şayet sanık böyle bir suç işlemiş olsa idi aynı yerde çalışmaya devam etmesinin mümkün olamayacağını bu sebeple suçlamayı kabul etmediklerini belirtmiş ise de, sanık ile olay öncesinde hiçbir münasebeti olmayan ve sanık ile tanışmayan katılanın yaşı, bulunduğu sosyal çevre itibariyle sübut bulan suçun mahiyeti de gözetildiğinde sanığa suç izafe etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup kaldı ki katılanın sanığa suç izafe ettiği ihtimal olarak değerlendirilse dahi tanıkların birbiriyle tutumlu ve uyumlu yeminli beyanları ile tanıkların sanık ile bu olay sebebiyle konuştukları sırada sanığın olayı ikrar ettiğine dair beyanları karşısında ve ayrıca katılanın aracın plakasını alıp araçtan sanığa ulaşan tanıkların beyanları kapsamında aracın sanığa ait olup olayın olduğu sırada aracının orada bulunmasının ve tanıkların beyanları doğrultusunda sanık ile aralarında geçen konuşmalar neticesinde olayı sanığın tevil yollu doğrulamasının tesadüfi olamayacağı anlaşılmakla, sanığın olay günü katılanın gece saat 22:00 sıralarında tek başına yolda yürüdüğü sırada aynı cadde üzerinde 43 ... *** plakalı park halindeki aracında oturduğu, katılana aracından seslenen sanığın katılanın kendisine baktığı sırada aracının açık camından oturduğu yerden katılan küçüğe cinsel organını açıkça gösterek teşhir ettiği, her ne kadar sanık müdafii savunmasında araç içindeki bir şahsın böyle bir eylemde bulunmasının mümkün olmadığını savunmuş ise de araç içinde oturan şahsın cinsel organını teşhir etmesinin mümkün olduğu değerlendirildiğinde, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin vicdani kabulü ile sanık savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla sanık savunmasına itibar edilmeksizin sanığın suçu işleyiş şekli ve özellikleri, eylemin niteliği, katılanın yaşı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ve suçun işleniş şekli ve özellikleri dikkate alındığında sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu yönde kanaat oluşmadığından sanık hakkında takdiren indirim yapılmaksızın sanığın sübut bulan suç tarihinde çocuk olan katılana karşı teşhir suretiyle cinsel taciz suçundan aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmedilen cezanın miktarı bakımından asal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmayarak ve sanığın adli sicil kaydından daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşıldığından ve suçun işleniş şekli ve özellikleri dikkate alındığında sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce olumlu yönde kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine, hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.