2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2011/37469 E. , 2012/2342 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2009/276639
MAHKEMESİ : Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2009
NUMARASI : 2008/1769 (E) ve 2009/947 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesinin seçimlik ceza içerdiği ve seçimlik cezalardan adli para cezasının alt sınırının 5560 sayılı kanunun 1. maddesiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine eklenen 9. fıkra gereğince 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda 5 gün olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenlemeler karşısında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun olayla ilgili bütün hükümlerinin Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde uygulanması, bu şekilde bulunan sonuç cezaların özellikle cezası ertelenmeyen sanık hakkında seçenek yaptırımlardan adli para cezasının tercih edilmesi durumunda adli para cezasının alt sınırının 5 gün olması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 125.maddesinin sanık lehine olacağı da gözetilerek ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerekliliği gözetilmeden , soyut olarak 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu belirtilerek hakaret suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre uygulama yapılması
2.Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerin suç tarihi itibari ile silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen, yetersiz ve yasal olmayan "5271 Sayılı CMK'nun 231/6-a maddesi gereğince daha önce kasıtlı suçtan mahkum olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun şekilde BOZULMASINA, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.