3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/3205 E. , 2023/1001 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında takdiren 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2014 tarihli ve 2012/144 Esas ve 2014/23 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; temyiz dışı bir kısım suçlardan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Dosyanın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/6092 Esas 2014/10432 Karar sayılı ilamı ile devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına, temyiz dışı bir kısım suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise onanmasına ve bozulmasına karar verilmiştir.
3.
Sanık müdafii tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12 Şubat 2019 tarihli Boltan/Türkiye kararı ile "Başvuranın tutukluluk koşulları ile ilgili olarak Sözleşmenin 3 üncü maddesinin ihlal edilmediğine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının indirim yapılamaz niteliği bağlamındaki şikayet hakkında Sözleşmenin 3 üncü maddesinin ihlal edildiğine, Sözleşmenin 3 üncü maddesinin ihlal tespitinin başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için tek başına yeterli bir adil tazmin sağladığına ve davalı devlet aleyhine tazminat ödenmesine" karar verilmiştir.
4.Sanık müdafiinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına istinaden yargılanmanın yenilenmesi talebi üzerine yeniden yargılama yapan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/332 Esas, 2020/18 sayılı Kararı ile Diyarbakır (Kapatılan 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarih 2012/144 Esas 2014/23 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün onaylanmasına, karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.07.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda ihlalin sonuçlarının giderilerek mahkumiyet kararı ve infaz süreciyle ilgili yeniden değerlendirilme yapılması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Hükümlü tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda hakkında şartlı tahliye imkanı taşıyan yeni bir mahkumiyet hükmü tesis edilmesi talep edilmişse de;
Diyarbakır (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2014 tarihli, 2012/144 Esas 2014/23 Karar sayılı ilamında hükümlünün sübut bulan eylemin cezai müeyyidesinin 5237 sayılı TCK'nın 302/1 inci maddesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak belirlendiği ve maddenin halen yürürlükte bulunduğu,
Bu halde 5237 sayılı TCK'nın 302/1 inci maddesinde yasal bir değişiklik yapılmadıkça hükümlü hakkında farklı bir cezai müeyyideyi içeren yeni bir mahkumiyet hükmü tesis edilmesinin mümkün olmadığı, nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 33056/16 başvuru nolu, 12/02/2019 tarihli Boltan/Türkiye kararında da ihlal tespitinin başvurana yakın bir tahliye imkanı tanımadığı belirtilerek Ulusal makamlara yasal düzenleme yapılması tavsiyesinde bulunulduğu nazara alındığında usul ve yasaya uygun Diyarbakır (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarih 2012/144 Esas 2014/23 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün onaylanmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararının infaza ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan uygulama yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezada yarı oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. Maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak;
Hükümde onaylanmasına karar verilen Diyarbakır (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/144 Esas, 2014/23 sayılı Kararında karar tarihinin "03.02.2014" olmasına rağmen yazılı şekilde gösterilmesi ve onaylanmasına karar verilen hükmün yalnızca yeniden yargılamaya konu olan devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü olduğu gösterilmeyerek diğer suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerini de kapsayacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/332 Esas 2020/18 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oybirliğiyle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci maddesinin bütünüyle çıkarılarak yerine "Hükümlü hakkında Diyarbakır (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2014 tarihli ve 2012/144 Esas, 2014/23 sayılı Kararı ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ONAYLANMASINA" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.