11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/1047 E. , 2023/2250 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2021/563 Esas, 2022/590 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 990.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1094 Esas, 2023/15 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf taebinin süresinden sonra yapılması nedeniyle reddine ve sanıklar ve müdafilerinin lehe istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının ve sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ... ve müdafinin temyiz isteği; sanığın yalnızca yemek yemeye gelen bir müşterisinin hesabını kullanmasına izin verdiğine, suçla hiçbir bağlantısının olmadığına, diğer sanıkları tanımadığına, bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... ve müdafinin temyiz isteği; suçu işlediğine dair hiçbir delil olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve bu nedenle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihinde katılan ...'nın telefonunu arayan şahsın kendisini polis olarak tanıttığı, katılan üzerinden yurt dışı kaynaklı kara para aklama suçunun işlendiğini, para aktarılan kişinin FETÖ terör örgütü suçlusu olduğunu söylediği, bu esnada eve gelen katılan ...'nın oğlu ...'nın telefonu aldığı, ona da aynı şeylerin söylendiği, söylediklerini harfiyen yapmadıkları takdirde büyük sıkıntı olacağını belirttikleri, hesaplarındaki paraların tek bir hesapta toplanmasını söyledikleri, bunun üzerine katılan ...'nın eşi olan ...'nın Denizbank'ta bulunan hesabındaki 40.000,00 TL'yi ...'nın hesabına aktardıkları, ...'nın aynı bankadan 25.000,00 TL kredi çektiği, yine katılan ...'nın ...'tan 36.000,00 TL kredi çektiği ve hesabında bulunan 32.000,00 TL ile birlikte bunun da ...'nın hesabına aktarıldığı, bu esnada Sevcan ve ...'nın evlerinde bulunan altınları bir poşete koyarak katılan ...'nın evine getirdikleri, katılan ...'nın hesabında toplanan paralardan 70.000,00 TL'nin 26.11.2020 tarihinde sanık ...'in hesabına gönderildiği, 27.11.2020 tarihinde ise 60.000,00 TL'nin yine sanık ...'in hesabına gönderildiği, bu arada katılanların evini telefonla arayan şahsın katılan ... ile görüştüğü ve diğer katılanlar bankaya gittiği esnada ona altınların yerini bilip bilmediğini sorduğu, katılan ...'nın bildiğini söylemesi üzerine evlerine gelecek olan kişiye altınları teslim etmesini söylediği, katılan ...'nın da evlerinin önüne gelen şahsa altınların olduğu poşeti teslim ettiği, katılanların dolandırıldıklarını anlamaları üzerine şikayette bulunmaları sonucu sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Katılanların evlerinin etrafını gösteren kamera görüntülerine ulaşıldığı, olay tarihinde katılanların evinin önünde ve sokağında 06 ABY 870 plakalı aracın tespit edildiği, bu aracın sanık ... adına kayıtlı olduğu, sanık ...'in alınan ifadesinde, Eskişehir'e iş görüşmesi yapmak için amcasının oğlu olan ..., ... ve ... ile birlikte gittiklerini ancak kendisinin dolandırıcılık yapmadığını savunmuştur.
3.Sanık ... diğer sanıkları tanımadığını, kendisinin Şanlıurfa'da bir lokantada çalıştığını, buraya gelen ismini Mehmet olarak bildiği şahsın hesaplarında sorun olduğunu söyleyerek kendi hesabını kullanmak istediğini, kendisinin de buna izin verdiğini ve hesabına gelen paraları çekerek bu şahsa verdiğini, olayla bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık ... ise, sanık ...'i patronu olması sebebiyle tanıdığını, diğer sanığı tanımadığını, olayla bir ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
5.Katılanların ikametinin bulunduğu çevreyi gösteren kamera görüntüleri ile katılanların evinin etrafında 06 ABY 870 plakalı aracın gezindiği, bu araçtan inen şahsın daha sonra aynı araca bindiği ve katılan ...'nın altınların bulunduğu poşeti verdiği şahsın bu şahıs olduğunu kesin olarak teşhis ettiği tespit edilmiştir.
6.Mahkemece, sanık ...'in savunması, ona ait olan aracın katılanın evinin etrafında olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, sanık ...'in hesabının kullanılması ve katılan ...'nın altınları almaya gelen şahsın sanık ... olduğu yönündeki teşhisi ve sanık ...'in sanık ...'nın da araçta bulunduğu şeklindeki beyanı ile tüm dosya kapsamından sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kabulü ile sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin,, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1094 Esas, 2023/15 Karar sayılı kararında, katılanlar beyanı, sanıkların savunmaları, CD izleme tutanağı ve dosya kapsamından sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak verilen mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin,, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1094 Esas, 2023/15 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.