2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/4333 E. , 2013/27507 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2010/119565
MAHKEMESİ : Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2009
NUMARASI : 2007/782 (E) ve 2009/632 (K)
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.CYY'nın 225/1.maddesi uyarınca “hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebileceğinin” kabul edilmesi karşısında, sanık Ahmet hakkındaki kamu davasının tanık Cemil'in de yanlarında bulunduğu sırada katılan Fatma'ya hakaret ettiği iddiasıyla açıldığı gözetilmeyerek, sanık Ahmet'in cep telefonundan mesaj atmak suretiyle katılan Fatma'ya hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmesi,
2.Sanık C.. T..'ın cep telefonu ile katılan F.. B..'ın 19.05.2007-22.05.2007 tarihleri arasında 5 kez arandığı ve bu aramalarda sırasıyla 29; 6; 4; 235 ve 74 saniye süren görüşmeler yapıldığı anlaşılmakta ise de sanık Cayda'nın telefon kendisine ait olmakla birlikte yaşadığı sanık Ahmet'in kontorü olmadığı için kendi hattını kullanarak katılan Fatma'yı aradığını kendisinin hiç görüşmediğini savunması karşısında olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tanıklar H. B.. ve A. B.. dinlenerek sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3.CYY'nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Sanık C.. T..'ın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, sanık A.. B..'ın sabıkasına esas Fethiye Sulh Ceza Mahkemesi'nin 22.06.1003 tarih, 127-1143 sayılı ilamının ise silinme şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini engellemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu ve manevi zararı kapsamadığı, dosya içeriğine göre sanık Cayda'ya yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma ve sanık Ahmet'e yükletilen hakaret suçlarından dolayı katılanın maddi nitelikte bir zararının söz konusu olmadığı ve hükmolunan cezaların tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumlarının bulunmadığı anlaşılan sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “katılanın zararını gidermedikleri ve bir daha suç işlemeyecekleri yönünde kanaat oluşmadığından” biçimindeki gerekçeyle sanıklar Cayda ve Ahmet hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4.Yargılama giderlerinin her bir sanık için yapılan gider belirlenmek suretiyle ayrı ayrı alınması gerektiği gözetilmeyerek müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar C.. T.. ve A.. B..'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.