1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2011/1876 E. , 2012/4735 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : TCK.nun 82/1-a, 29/1.maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası; TCK.nun 86/2, 21/2, 86/3-e maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası; TCK.nun 86/2, 21/2, 86/3-e.maddesi uyarınca 12 ay hapis cezası; TCK. nun 86/2, 21/2, 86/3-e.maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Katılan ... vekilinin yetkisi olmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.Sanığın mağdurlar ..., ... ve ...'ya yönelik olası kastla yaralama suçları yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK.nun 86/2 ve 86/3-e fıkraları uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden, aynı yasanın 2l/2. fıkrasına göre olası kast nedeniyle indirim yapılması gerektiği halde,
TCK.nun 86/2. fıkrasına göre verilen ceza üzerinden TCK.nun 21/2. fıkrasına göre olası kast nedeniyle indirim, ardından TCK.nun 86/3-e fıkrasına göre arttırım yapılmak suretiyle uygulama sırasında hata yapılarak, sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı, kasten öldürme suçu yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç niteliğine, haksız tahrikin derecesine, delillerin yanlış değerlendirildiğine, teşdiden ceza tayininin yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye, katılan ... vekilinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen resen de temyize tabii bulunan hükümlerin, sanık ...'in maktul ...'e yönelik eyleminde haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması gerektiği görüşüyle, heyetten Başkan vekili ... ve üye ...'in karşı oyları ve oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliği ile tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 07/06/2012 gününde karar verildi. KARŞI OY:
Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanık ...'in nişanlısı olan tanık ...'ün, maktul doktorun başhekimliğini ve sorumlu müdürlüğünü yaptığı Özel Tıp Merkezinde Muhasebe müdürü olarak çalıştığı, ... ile maktul arasındaki hukuki ve idari anlaşmazlıklara nişanlısı ...'in de katılması sonucunda çıkan uyuşmazlıklar neticesi, görevine son verildiği, bu olaylar cereyan ederken maktul ...'in, sanık ...'i kastederek “nişanlın olan bu adamdan kurtul, ne iş yaptığı belli değil, sağlam birine benzemiyor, mafya tipli birisi, senin borca batmana sebep olan odur” şeklinde sarf ettiği sözler nedeniyle, sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulandığını belirtilmektedir. Oysa ki, dinlenilen tüm tanık ve mağdur beyanlarına göre, iş arkadaşı konumundaki tanık ...'e maktul tarafından, sanığın yokluğunda sarfedilen bu sözlerin tavsiye niteliğinde olduğu, kaldıki, ... tarafından, bu sözlerin sanığa aktarılmasına karşın iş ilişkilerinin bir müddet daha devam ettiği, ...'ün işten çıkarılması sonrasında, sanığın temin ettiği pompalı av tüfeği ile maktulün işyerine gitmek suretiyle, “ben sana demedim mi seni öldüreceğim, geç buraya” şeklinde sözlerle aralarında o an için herhangi bir tartışma dahi geçmeden tüfeği ateşlediği ve maktulü öldürdüğü olayda, tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği düşünce ve kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.