12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/2620 E. , 2023/523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/1043 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2019/1326 Esas, 2020/3006 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.05.2022 tarihli ve 2021/39737 sayılı, Onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Alt sınırdan çok az uzaklaşıldığına,
2.5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin şartları oluşmamasına rağmen iyi hal indirimi uygulandığına,
3.Sanık alkollü olduğunu ikrar etmesine rağmen alkol testi yapılmadığı için 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasına,
4.Pişmanlık hali olmamasına rağmen cezanın ertelenmesine, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine, denetim süresi içinde yükümlülük belirlenmemesine,
5.Kararın hakkaniyetli olmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlere İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın eksik incelemeye dayalı olup toplanan delillere göre hatalı olarak verildiğine ve bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...'ın olay günü kamyonetle katılan ...'ın kullandığı araca alkollü olmasının etkisiyle çarparak sürüklediği, ardından durmaksızın olay yerinden kaçtığı, daha sonra polis merkezine müracaat ettiği, kazada katılanlar ... ile katılan mağdur ...'nın ve katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, katılanların şikayetçi oldukları anlaşıldığından iki sınır arasındaki temel cezanın tayininde suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak, alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine dair hüküm kurulmuştur.
2.... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 28.05.2018 tarihli rapora göre, ... ve ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, Adnan ... Üniversitesi tarafından düzenlenen 05.05.208 tarihli genel adli muayene raporuna göre ... Aközel' in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları tespit edilmiştir.
3.Olay nedeniyle yaralanan ... Aközel ve ... kendileri ve 25.10.2015 doğum tarihli müşterek çocukları ... adına sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
4.Kaza tespit tutanağında, 04.05.2018 günü, saat 22:10 sıralarında, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın mevcut olduğu, caddede, sürücüsü tespit edilemeyen kamyonetin seyir halinde olduğu sırada dört yönlü kavşağa geldiği sırada kendisine sarı ikazlı "Dur" levhası olduğu halde kavşakta geçiş önceliği kuralına uymayıp kavşağa girdiği esnada aracının ön kısımları ile istikametine göre sol taraftan gelen Volkan Aközen'in sevk ve idaresindeki otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücüsü tespit edilemeyen aracın kavşağa yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü Volkan Aközen'in herhangi bir kural ihlali olmadığı tespit edilmiştir.
5.Meydana gelen olay ile ilgili olarak ... sürücüsü ...'ın 05.05.2018 günü saat 18:15 sıralarında geldiği, olay üzerinden fazla zaman geçmesinden dolayı alkol raporu alınamadığına dair düzenlenen tutanak ve CD inceleme tutanağı dosya içerisindedir.
6.Sanık savunmalarında, olay günü bir miktar alkol aldığını, olayın paniği ile olay yerinden kaçtığını, pişman olduğunu, özür dilediğini, makul tazminat taleplerini karşılamaya hazır olduğunu beyan etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay günü saat 22:00 sıralarında sevk ve idaresindeki kamyonet ile Girne Bulvarı ile Lefkoşa Bulvarı kavşağına gelen sanığın, katılan ... yönetimindeki araca çarparak olay yerinden kaçtığı, bir gün sonra polis merkezine müracatta bulunduğunda aradan geçen süre nazara alınarak alkol muayenesinin yapılmadığı, kazada her üç katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre sanığın kavşağa yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak ve geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal ettiğinden kusurunun bulunduğu, her ne kadar olay mahallinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmamış ise de kusurunun belirlenmesinin hakime ait bir görev olduğu dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince olayın oluşuna ilişkin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği,
Ancak, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4 maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede ön görülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu göz önüne alındığında sanık hakkında ilk derece mahkemesince alt sınırdan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca sanığın olay anında alkollü ... kullandığını ikrar ettiği, ancak kazadan sonra sanığın alkollü olduğuna ilişkin herhangi bir alkol testi yapılmadığı ve bu konuda dosyada başkaca da bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek, sanığın eyleminin taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu kapsamında kaldığı anlaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Ceza Miktarı ve Takdiri İndirim Uygulanması Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılarak sanığın cezasında uygulanan artırım oranı yeterli görülmüş, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının da hakimin takdirinde olduğu gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, olay saatinde kaç promil alkollü olduğuna dair bir tespit bulunmayan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Erteleme Hükümleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ve fıkraları gereğince hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezasının ertelenmesine engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında mahkemece erteleme kararı verilmesinde, 1 yıl denetim süresi belirlenmesinde ve denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük belirlenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve eksik inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2019/1326 Esas, 2020/3006 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.