6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/132 E. , 2023/11364 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (g) bentleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2017/225 esas sayılı iddianamesi ile;
sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davaları açılmıştır.
B. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/15040 esas sayılı iddianamesi ile;
suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma, hakaret ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davaları açılmıştır.
C. ... 1.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2017 tarihli ve 2017/119 Esas, 2017/41 Karar sayılı kararıyla, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/26 Esas No.lu dosyası arasında mevcut irtibat nedeniyle 5395 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin son fıkrası uyarınca birleştirilmesine karar verilmiştir.
D. ... 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/26 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararıyla;
1.Sanıklar ..., ... hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca isnat edilen suçlardan ayrı ayrı beraatlerine,
2.Sanık ...'un ve suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca isnat edilen suçlardan ayrı ayrı beraatlerine,
3.Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca beraatine,
4.Suça sürüklenen çocuklar, katılan mağdur ... ...'a yönelik hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir.
E. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7.
Ceza Dairesinin, 17.06.2019 tarihli ve 2018/3070 Esas, 2019/1346 Karar sayılı kararıyla;
1.Suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ...'in kasten yaralama suçuna ait mahkûmiyet hükmündeki TCK'nın 51 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak, "Daha önceden engel nitelikte kasıtlı suçtan dolayı mahkûmiyeti bulunmayan, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemekten çekineceği konusunda mahkememizde bir kanaatin oluşması sebebiyle TCK'nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine,
TCK'nın 51. maddesinin 3 ila 8 fıkraları gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca denetim süresi içinde bir yükümlülük belirlenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesine, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına" bölümlerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın yağma suçlarına, sanıklar ... ... ve ...'in yağma ve kasten yaralama suçlarına ait beraat hükümleri hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ...'in üzerlerine atılan geceleyin birden fazla kişi ile birlikte silahla yağma suçundan cezalandırılmaları gerektiği,
2.Sanıklar ve suça sürüklenen çocukların sigara yanığı yaralarının doktor raporu ile sabit olması nedeniyle yaralama suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü suça sürüklenen çocuk ... ...'ın katılan ... ...'ı telefonla aradığı, erkek arkadaşı ...'den ayrıldığını, moralinin bozuk olduğunu söyleyerek evlerine çağırdığı ancak aralarındaki iş meselelerinden ... ile katılanın telefonda tartıştıkları, saat 23.30 sıralarında katılan ...'ın suça sürüklenen çocuklar ve sanıkların birlikte kaldıkları eve gittiği, bu sırada sanık ...'in alkol satın almak için evden ayrıldığı, kapıyı sanık ...'in açtığı, girer girmez katılan ... ile suça sürüklenen çocuk ...'un telefondaki meselelerden tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuk ... ...'ın masatla katılanın karnının sol üst kısmından, suça sürüklenen çocuk ... ...'in bıçakla, katılan ...'ı kalçasından iki kez basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaraladıkları, bu sırada sanık ...'nın eve geldiği, sanıkların katılan mağduru alarak hastaneye getirdikleri, katılanın cep telefonunda mahkememizce tespit edilemeyen ancak sanıklar tarafından ele geçirilmesi istenilmeyen görüntülerin bulunduğu, sanık ...'nın bu fotoğraf veya videonun silinmesi amacıyla katılan ...'ın telefonunun alındığı, katılanın telefonu geri istemesi ve getirmedikleri takdirde yağma suçundan haklarında şikâyetçi olacağını söylemesi üzerine sanık ...'nın hastaneye getirip telefonu katılana bıraktığı, katılan ... tarafından kolundaki 3 altın bilezikten birisinin suça sürüklenen çocuk ... tarafından zorla alınarak yağmalandığının iddia edildiği, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından bileziğinin yağmalandığının katılan tarafından iddia edilmediği, katılanın soyut beyanından başka, bileziğin alındığına, yağmalandığına dair bir delilin bulunmadığı, kolunda 3 bilezik varken bir bileziğin yağmalanmasının, diğer ikisinin alınmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık ...'nın katılanın telefonunu almasındaki amacın yağmalama kastı olmayıp telefondaki görüntüyü silme amacında olduğu, sildikten sonra iade ettiği, her ne kadar sanıklar ... ve ...'un kendisini yaraladıklarını, kim olduğunu bilmediği kişinin vücudunda sigara söndürdüğünü katılan iddia etmiş ise de; soyut beyanından başka bu suçların işlendiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen katılanın yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde olmadığının tespit edildiği 29.01.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu dava dosyasında mevcuttur.
3.Katılanın karın sol üst bölümü ve iki kalçada kesici delici aletle yaralanma, sırtta 3-4 adet eritemli yüzeysel abrazyon olduğu bu nedenle laparoskopi yapıldığının belirtildiği 13.01.2016 tarihli epikriz raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocukların Sigara Yanığı Yaralarının Doktor Raporu İle Sabit Olması Nedeniyle Yaralama Suçundan Cezalandırılmaları Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede:
1.Suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2.Sanıklar hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ...
ve Suça Sürüklenen Çocuklar ... ... ve ... ...'in Üzerlerine Atılan Geceleyin Birden Fazla Kişi İle Birlikte Silahla Yağma Suçundan Cezalandırılmaları Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede:
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık ve suça sürüklenen çocuklar lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4 üncü maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2 nci maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, katılan beyanları da göz önüne alındığında sanık ve suça sürüklenen çocukların üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatlerine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye aykırı olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
ve Suça Sürüklenen Çocuklar ... ... ve ... ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2018/3070 Esas, 2019/1346 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.