Esas No
E. 2022/326
Karar No
K. 2023/1862
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/326 E.  ,  2023/1862 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sınırdaş tarımsal arazilerden kaynaklı önalım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mahallesi, 1548 ada 6 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise aynı mevkiideki 1548 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazı 29.07.2020 tarihinde 315.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı üçüncü şahıstan satın aldığını, her iki parselin de sınırdaş olduğunu, 1548 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacının 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu'nun (5403 sayılı Kanun) 8/i maddesi gereğince önalım hakkının mevcut olduğunu belirterek 1548 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın önalım hakkını 5403 sayılı Kanun'un "önalım hakkı" başlıklı 8/İ maddesine dayandırdığını, Kanun'un ruhu ve özüyle incelenmesinde davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın almasından önce tarımsal faaliyetinin olduğunu, 12 farklı ada parselde 983 dekara yakın yeri olduğunu, davalıya ait taşınmazların yeter gelirli tarım arazisi miktarlarının çok üzerinde olduğunu, davalıya ait çokça tarımsal ve zirai ekipmanların olduğunu, davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davalıya ait taşınmazın kuyusunun da bulunduğunu, Eskil ilçesinde yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün sulu taşımazlarda 70 dekar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak ilgili Kanun maddesinin yargılama devam ederken 04.11.2020 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, dava tarihi itibarıyla bir hak elde etmesi muhtemel davacının yargılama sırasında Kanun'un ortadan kalkması nedeniyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; açtıkları davada dava değerinin 315.000,00 TL olmasına rağmen sehven 31.500,00 TL üzerinden nispi harç yatırıldığını, mahkemenin sehven eksik yatırılan harcın tamamlanması için taraflarına süre vermesi ve tamamlanmasına karar vermesi gerekirken yargılamaya devam edip karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kanunların geriye yürümez ilkesi gereğince davanın esasının incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.

Davalı vekili katılma yoluyla yaptığı istinaf başvuru dilekçesinde; davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın asgari tarımsal büyüklüğün üzerinde olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi ve lehe dava değeri olan satış bedeli 315.000,00 TL üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun tarım arazilerinin hadsiz ve hudutsuz bir şekilde büyütülmesini amaçlamadığı, belirlenen büyüklüğün altındaki tarım arazilerinin komşu tarım arazileriyle birleştirilmesini hedeflediği izah edilmiştir. 5403 sayılı Kanun'un ekli listesinde Eskil ilçesinde asgari tarım arazilerinin büyüklüğü suluda 70, kuruda 185 dönüm olarak belirlendiği açıklanmıştır. Davaya konu yapılan taşınmaz 250.338,18 m² olduğundan komşu taşınmaz malikinin önalım hakkından söz edilemeyeceği izah edilerek davacının istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Davalının istinaf başvurusu yönünden; İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın asgari tarımsal büyüklüğün üzerinde olduğu değerlendirmesinin doğru olduğu ancak, bu durumda davanın reddine karar vermesi ve harcın 31.500,00 TL yatırıldığı değerlendirilerek dava değeri üzerinden davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının bu yönlerden istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 2 nci alt bendi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Harç eksikliği yatırılmadan dosyanın karara çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu,

2.Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin hatalı olduğunu, önalım hakkını kullanan sınırdaş tarımsal arazi malikinin birden fazla olmaması hâlinde tarımsal bütünlük oluşturması gerektiğine dair bir koşul konulmadığını,

3.Aynı durumda olan sınırdaş tarım arazisi malikine Yasa'dan ve Kanun'dan kaynaklanmayan zorlama bir yorum ile önalım hakkının sınırlandırılmış olmasının Kanun'a aykırı olduğunu,

4.5403 sayılı Yasa gereğince dava konusu taşınmazın davalıya ait tarlalarla tarımsal bütünlük oluşturup oluşturmadığının bir önemi olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan malik ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.

2.492 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince; “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.” (1) sayılı tarifede “Yargı Harçları” başlığı altındaki “III-Karar ve İlam Harcı” alt başlığında ise nispi harcın, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden belirleneceği belirtilmektedir.

3.Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi hâlinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesinde açıklanmıştır.

4.Buna göre dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması hâlinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması hâlinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir.

5.Somut olayda davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunmamıştır. Önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında dava değeri tapuda gösterilen satış bedeli olduğundan Mahkemece bu bedel üzerinden eksik harç tamamlattırılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken harç tamamlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

6.5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesi sınırdaş arazi malikine önalım hakkı tanındığı önalıma konu taşınmazın büyüklüğü ile ilgili bir koşul getirilmediğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan önalıma dair davada, istinaf dairesinin gerekçe değerlendirmesi sonucu, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermesi üzerine iş bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan müzakere sonucu, kararın bozulmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne karşılık muhalefet gerekçemiz aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

1.İlk Derece Mahkemesi ve istinaf dairesi kararlarına ilişkin yukarıda yeterince değerlendirme yapılması sebebiyle tekrara girilmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu açık olup, değerlendirme istinaf daire kararı üzerinden yapılması gerekmektedir.

3.İstinaf dairesi haklı olarak, kanun değişikliğinin başlı başına davanın konusuz kalmasını gerektirmeyeceğini belirtmiş ve esas yönünden değerlendirme yaparak, işin esasına girmiştir.

4.Davalı taşınmazının taşıdığı büyüklük dikkate alınarak, davacının önalım hakkını kullanması kanunun ruhuna aykırılığı açık olduğu gibi, iyiniyetli bir davranış niteliğinde de değildir.

5.Neticeten istinaf dairesinin 06.10.2021 tarihli davanın reddine dair kararın usul ve kanuna uygun olması sebebiyle, kararın onanması gerekirken bozulmasına karar verilmesine dair karara muhalifim.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog