6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 23/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı .…Şirketi dava dilekçesi ile özetle; tekstil firması olarak ürün ürettiğini, e-ticaret yoluyla bu ürünlerin satışını yapmak istediğini ve davalı ile e-ticaret sitesi ve mobil uygulama kurmak üzere sözleşme imzaladığını, davalının sözleşme konusu işi eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini, sözleşeme gereği yapılan işlerin onaylarına sunulmadığını, ayıplı ve yapılmayan birçok işin bulunduğunu, farklı adlar altında davalının kendilerinden sözleşme dışı ödemeler aldığını, işin sağlıklı tamamlanmayacağını anladıkları için sunucu şifrelerinin istendiğini fakat şifrelerin verilmediğini, davalının kurduğu sitenin atıl kaldığını, aynı domain ile başka bir site yaptırıldığını, sözleşmeden döndüklerini belirterek, sözleşme kapsamında ödenen bedelin şimdilik 1.000-TL’inin iadesine, 1.000-TL tazminatın davalıdan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, internet sitesi tasarımlarının tamamının davacı şirket onay ve isteği dahilinde yapıldığını, 3 ay sonra davacı şirketin farklı bir isim ile devam etmek istediklerini bildirmesi üzerine anlaşma sağlanarak ücret konusunda anlaşıldığını, ek ödemelerin davacı şirketin sürekli olarak fikir değiştirmesinden kaynaklandığını, sözleşme konusu işlemlerin eksiksiz yapıldığını, onay alınmaksızın işlem yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalının davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığı yönündeki itirazın incelenmesinde; davacının sözleşmeden dönme talebi söz konusu olduğundan, sözleşme bedeli ile ödenen ek bedeller açık olduğundan, bu alacak yönünden davanın kısmi dava olarak kabulüne, tazminat alacağı yönünden ise davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğundan, tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık; davalının e-ticaret sitesi ve mobil uygulama kurmaya yönelik eser sözleşmesine konu işi eksik veya ayıplı olarak ifa edip etmediği, bu nedenle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı ile işin ayıplı ifa edilmiş olması halinde maddi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ve tazminat talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Davacının, Beyoğlu .... Noterliğinin, 28.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile web sitesi ve mobil uygulamanın süresinde ve sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmemesi, haksız şekilde ödeme alınması gerekçeleri ile sözleşmeyi feshettiğini, davalıya yapılan 57.495-TL ücretin 3 gün içerisinde iade edilmesini talep ettiklerini davalıya bildirdiği görülmüştür.
Taraflarca imzalanan tarihsiz sözleşmenin incelenmesinde; web sitesi kurulumuna ilişkin olduğu, fiyata dahil hizmetler olarak mobil uygulama, Pazar yeri yönetimi, e-ticaret hizmetlerinin verileceğinin belirtildiği, toplam bedelin 24.800-TL olarak belirlendiği, ödeme şekli olarak 21.000-TL üzerinden anlaşıldığı, ödemenin yarısının iş başlangıcında, diğer yarısının ise iş tesliminde yapılacağı hususunun kararlaştırıldığı, yapılacak işlere ilişkin detaylı açıklamaların sözleşmede yer aldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık kapsamında, E-ticaret Uzmanı, Bilgisayar Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyetinden alının kök ve ek rapor ile; davacının sözleşme gereği yaptığı ödemelerin toplamının 30.370-TL olduğu, sözleşme gereği yapılan ek ödeme toplamının ise 25.125,00-TL olduğu (e-ticaret sitelerine kayıt ücreti olarak), bu kapsamda davacının davalıya toplam 55.495,00-TL ödeme yaptığı, web sitesi uygulamasında mobil uygulamasının optimizasyonunun yapılmadığı için fonksiyonel hatalar oluştuğu, mobil uygulama için ayrı bir native uygulama geliştirilmediği, dava konusu web sitesinin eksik ve fonksiyonel hatalar içerdiği, davacının sözleşme konusu talep ve istekleri karşılamadığı, müşterilere özel tanımlamalar ile birlikte işlemlerin gerçekleştirilmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında tarihsiz bir eser sözleşmesi imzalandığı, davacıya e-ticaret sitesi, mobil uygulama kurma, pazar yeri yönetimi çerçevesinde hizmet verilmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça davalıya bu çerçevede sözleşme kapsamında 55.495-TL ödeme gerçekleştirildiği görülmüştür.
Bilirkişi incelemesi ile sözleşme konusu işin gereği gibi yerine getirilmediği, sitenin ve mobil uygulamanın talebe aykırı yapıldığı, eksik ve fonksiyonel hatalar içerdiği tespit edilmiştir. Bu halde davalının sözleşmeye uygun şekilde eser meydana getirmediği açıktır. Eserin, iş sahibinin kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı olması halinde eser sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması mümkün olmakla, davacı da bu seçimlik hakkını kullanmıştır.
Davalı, davacının ayıp bildirimini süresinde yapmadığını iddia etmekle, söz konusu iddianın cevap dilekçesi ile değil, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının başlamasından sonra ileri sürülmesi, söz konusu hususunun mahkememizce resen dikkate alınmasının mümkün olmaması nedeniyle nedeniyle bu itirazı değerlendirmeye alınmamıştır. Davacı, 14.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 54.495-TL artırarak sözleşme bedelinin iadesine ilişkin talebini toplam 55.495-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuş olmakla, bilirkişi incelemesi ile davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği, davacının taleplerini karşılar nitelikte bir eser ortaya çıkarmadığı, web sitenin eksik ve fonksiyonel durumda olmadığı değerlendirilmekle, davacı tanıklarının beyanları çerçevesinde davacının söz konusu eserden hiçbir fayda sağlayamamış olması kapsamında ağır kusurlu olduğu değerlendirildiğinden, uygulanması gereken zamanaşımının TBK.
478.Maddesi uyarınca yirmi senelik zamanaşımı süresi olduğu değerlendirildiğinden itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı ayrıca ayıp nedeniyle doğan zararının tazmin edilmesini talep etmiş olup; söz konusu zararını ispata yarar herhangi bir delilin mevcut olmaması çerçevesinde bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın Kısmen Kabulüne,
Davacının sabit görülen 55.495-TL alacağının, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının maddi tazminat talebinin reddine,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.790,86.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30.-TL peşin harç ile 930,64.-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 2.800,92.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ile 59,30.-TL peşin harç ve 930,64 ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 2.550,00 TL bilirkişi ve 143,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.693,80.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.645,85.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.296,54.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair huzurda bulunan davacı vekilinin ve e duruşma aracılığı ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/05/2023 10:49:25 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)