1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2009/3242 E. , 2012/6407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
- Taksirle ölümden TCK'nun 455/1, 45/son, 59/2 neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Tayin edilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme isteğinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.Katılanların, sanık hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan açılan davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekillerinin bu suça yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3.a)Oluşa ve dosya içeriğine göre;sanığın eylemini bilinçli taksirle ölüme neden olmak kabul eden;
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13.02.2005 tarih ve 2005/8-155, 2005/164 sayılı kararı uyarınca temel para cezasını 450 TL olarak belirleyen; Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
4.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta vesaireye, katılanlar vekillerinin suç vasfına vesaireye yönelen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), 12/09/2012 gününde Başkan Vekili ...'in eksik soruşturma ve suç vasfı yönünden hükmün bozulması gerektiği yönünden karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI GÖRÜŞ I. OLAY:
Dosya içeriğine göre, rütbeli kolluk görevlisi olan sanık ...’in 24.05.2005 tarihinde maç seyredilen kalabalık izleyici topluluğu bulunan bir aşevinde, devlet malı silahla gösteri için ateş ederek ... adlı kişinin ölümüne neden olmuştur. Olay ... süre faili meçhul kalmış, aşevi sahibinin yardımı ve sanığın tabancası ile ölenden çıkarılan kurşunun balistik incelenmesi sonucu aydınlatılabilmiştir. II.) HUKUKSAL DEĞERLENDİRME: Sanığın öldürme eylemini gerçekleştirdiği konusunda görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Farklı düşünce, sanığın eyleminin nitelendirilmesi yönündedir. Sanık bilinçli taksirle insan öldürmek suçundan 765 sayılı TCK’nun 455/1-son, 59, 45/son maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 500 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu karar çoğunluk görüşle onanmıştır.
1.Kabule Göre (Eksik Soruşturma Yönünden):
27.05.2005 tarihli “Ölü Muayene Tutanağı'nda “frontal arka sağ ortada 0,5 cm. çapında etrafında vurma halkası bulunan ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği” tanımlanmıştır. 03.06.2005 tarihli Mor İhtisas Dairesi
Raporu'na göre “kafa tepe vertekse sağ paietal kemikte kafatası orta hatta sağ arka kısımda yer alan giriş deliği” tanımlanmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 1. İhtisas Kurulunun 05.10.2005 tarihli raporunda ölümü meydana getiren yaranın “yorgun mermi” tabir edilen ve yukarıdan aşağıya serbest düşüş halindeki bir çekirdeğin oluşturması mümkün olduğu” belirtilmiştir.
Dikkat edileceği üzere “Ölü Muayene” ve “Morg İhtisas Dairesi Raporu” uyumlu olmadığı gibi, Adli Tıp Kuru İhtisas Dairesinin Raporu doyurucu gerekçeden yoksundur. Bu bağlamda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak buna göre hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturmaya dayalı kararın onanmasına karşıyım.
2.Esas Yönünden:
Olayın oluşu, yara durumu ve tüm dosya içeriğine göre, sanık rütbeli bir kolluk görevlisidir. 400 civarında müşterinin bulunduğu bir ortamda gösteri için silahıyla gelişi güzel gösteri atışı yaptığı ve silahından çıkan kurşunlardan birinin Mehmet’in başına isabet ederek ölümüne neden olduğu olayda; sanığın bilerek hareket ettiğinin, ölüm sonucunu meydana geleceğini öngörmesine karşın umursamaz hareket ettiğinin, dolayısıyla olası kastla eylemini gerçekleştirdiğinin kabulü ile bu suçtan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı görüşündeyim. III.) Sonuç:
Sanığın öldürme eyleminin TCK’nun 5237 sayılı TCK’nun 81. 21/2 maddeleri kapsamında cezalandırılması gerektiği ve bilinçli taksirle öldürme suçunun unsurları oluşmadığı görüşünde bulunduğumdan, bu yönden yerel Mahkeme Kararının bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun anılan kararın onanmasına ilişkin görüşüne katılmadım. 05/11/2012