1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2009/9361 E. , 2010/1288 K.
"İçtihat Metni"... 'nu taammüden öldürmekten, ...'nu taammüden, ... , ..., ... , ..., ..., ... ve ...'nu kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., işbu öldürme, öldürmeye teşebbüs suçlarına katılmaktan sanıklar ..., ... , ..., ..., ..., ..., iş bu suçlara azmettirmekten sanık ...'nun yapılan yargılanmaları sonunda: sanık ...'nun tüm suçlardan ... ve ...'ın öldürmeye ve ...'nun öldürülmeye teşebbüs suçuna yardımdan hükümlülüklerine, ... , ..., ... ve ...'in ... 'ı öldürme, ... , ... ve ... 'nu öldürmeye teşebbüsten, ... , ... ve ...'ın ... , ... ve ... 'nu öldürmeye teşebbüsten beraatlerine ilişkin (HINIS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.01.2009 gün ve 16/2 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile müdahiller ... , ... ve ... taraflarından istenilmiş, sanıklar ... , ... ile ... duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar ..., ... ve ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile müdahillerin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Mağdur ...'nun sağ pazu dış yüz, sağ kol arka ve göğüs sağ bölgesinden, sağ humerusta çok parçalı fraktür olacak şekilde, 60 gün iş ve güçten kalır derecede ateşli silahla yaralandığı anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35. Maddesi uygulanırken, meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak, sanıklar ... , ... ve ... haklarında kurulan hükümde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine, mağdurun hiç isabet almaması halinde uygulanabilecek olan alt sınırdan ceza tayin edilerek, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanıklar ... , ... ve ... müdafileri ile mağdur-müdahiller ... , ... ve ... vekilinin temyiz talepleri üzerine, sanıklar ... , ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarında maktul ... 'ı öldürme ve mağdurlar ..., ..., ... , ... ve ... 'nu öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... , ... ve ... 'nun tasarlayarak adam öldürme ve ... ...'i tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında maktul ... 'ı öldürme ve mağdurlar ... , ... ve ... 'nu öldürmeye teşebbüs suçlarından, sanıklar ... , ... ve ... haklarında mağdurlar ... , ... ve ... 'nu öldürmeye teşebbüs suçlarından açılan davada elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiinin yasal savunma koşullarının bulunduğuna, 5237 sayılı TCK.nun 27/2 maddesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, ağır tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine vesaireye, sanıklar ... ve ... müdafilerinin sübuta, suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
3.Müdahiller ... , ... ve ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Getirtilerek dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğinden, sanık ...'nun 06.06.2007 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 64. Maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Yasaya aykırı olup, müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 03.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
03.03.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ...'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ... , ... ile ... müdafii Avukatlar ... ve ... ’un yokluklarında 04.03.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.