1. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7384
- Karar No
- 2010/1299
- Karar Tarihi
- 04.03.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
1. Ceza Dairesi 2009/7384 E. , 2010/1299 K.
"İçtihat Metni"...'ı kangütme saikiyle öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar ... ile ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2007 gün ve 157/381 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıkların duruşmaya müdafii göndermemeleri nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanıklar ... ve ... haklarında adam öldürme suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafilerinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
18.09.2002 tarihinde maktul ...'ın akrabaları hakkında sanık ...'ın ağabeyi sanık ... 'ın da yiğeni olan ... 'ı öldürmekten kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda bu olayla ilgili maktul ...'ın akrabalarının bir kısmının mahkum oldukları, ... 'ın öldürülmesi olayı ile bir ilgisi bulunmayan maktul ...'ın da sanıklarla olan yakınlığı nedeniyle İstanbul'a yerleşmiş olmasına rağmen, sanıklar ... ve ...'in maktul ...'i öldürmek amacıyla İstanbul'a geldikleri, uygun zamanı kollamaya başladıkları, olay günü gece geç saatlerde maktulün gece bekçisi olarak çalıştığı petrol istasyonuna gelerek, ... 'ı öldüren sanıklar ile aynı aileye mensup olan ve önceki olayla ilgisi bulunmayan maktul ...'i ateş ederek görev bilinci içinde ve öc almak amacıyla tasarlayarak kan gütme saiki ile öldürdükleri anlaşılmakla, sanıkların lehe yasa olan 5237 sayılı TCK.nun 37. Maddesi delaletiyle 82/1-a,j maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kangütme saikinin oluşmadığından söz ederek suçun niteliğinde yanılgıya düşülmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezasının belirlenmesi, 765 sayılı TCK.nun uygulanması suretiyle belirlenecek ceza miktarı ile 5237 sayılı Yasının uygulanması suretiyle belirlenecek ceza miktarının aynı olması halinde de, 5237 sayılı Yasanın 53. Maddesinin, 765 sayılı Yasanın 31. Maddesine göre daha lehe olması nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 37/1. Maddesi delaletiyle 82/1-a ve 62. Maddeleri uyarınca hüküm kurulduktan sonra cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68-77 maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. Maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin (BOZULMASINA) 04.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.