(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10679 E. , 2006/18511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1952 yılında yapılan Kadastro sırasında ... Köyü (... Mahallesi) 195 parsel sayılı 32.870 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden ... tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. ... ...; tapu kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 195 parsel sayılı taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle Hazine’yi taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, 7. Hukuk Dairesinin bozması üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 1959/18-1965/67 sayılı ilamıyla, taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında, ... ...’in tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 24.06.1965 gününde kesinleşmiştir. 09.08.1991 tarihinde 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 32.891,01 m2 yüzölçümlü olarak 175 ada 2 parsel numarasını almış, ırsen intikal ve paylaşım yoluyla davalılara geçmiştir. ...; 175 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi, üzerinde bina bulunması halinde yıkımı istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, ... Tapulama Mahkemesinin 1959/18-1965/67 sayılı dosyasında orman araştırmasının yapıldığı ve taşınmazın hükmen kişi adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yere ilişkin tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940-1944 yılları arasında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1989-1990 yılları arasında yapılan ancak ilan edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; kesin hüküm H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için davanın taraflarının, konusunun (müddeabihinin) ve dava sebeplerinin yani davada dayanılan vakıaların aynı olması gerekir. Kesin hüküm, mahkemeleri, davanın taraflarını, cüzi ve külli haleflerini (akdi ve ırsi ardıllarını) bağlar. Davacı ..., ... Tapulama Mahkemesinin 1959/18-1965/67 sayılı ilamında taraf olmadığı gibi kadastro mahkemesindeki davalı Hazinenin akdi ardılı da değildir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta; H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hükmün koşulları gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek yöntemine uygun olarak orman araştırması yapılması gerekirken açıklanan hususlar gözetilmeksizin aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. -2- 2006/10679-18511
Diğer taraftan yörede tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 ila 1944 yıllarında yapılan ilk orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapıldığından kesinleşen tahdit haritası çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği yönetimden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 9 ya da 10 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kalan bölümlerinin bulunduğunun belirlenmesi halinde , en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı; kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da ... fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara, eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.