Esas No
E. 2019/7615
Karar No
K. 2023/1687
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2019/7615 K. 2023/1687 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/7615, K. 2023/1687, T. 20.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/7615
Karar No
2023/1687
Karar Tarihi
20.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2019/7615 E.  ,  2023/1687 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/379 E., 2015/209 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, Kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/379 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine,

2.Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığına, katılanın hakkında yapılan icra takibine yönelik imza itirazında bulunmayıp borcunu ödediğine ve suça konu senetteki borçlu imzasının sanığın el ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile de sabit olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'ün, katılan ...'ın borçlu olduğu 5.000,00 TL bedelli sahte oluşturulmuş suça konu senedi borcuna karşılık Kaya Hidrolik isimli firmanın yetkilisi Ahmet Hamdi Kaya'ya verdiği, Ahmet Hamdi Kaya'nın da suça konu senetle ilgili katılan ... ve sanık ... hakkında icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.

2.Katılan ifadesinde sanık ... ile vinç imal etmesi için anlaştığını ancak sanığa senet vermediğini, suça konu senedi kendisinin imzalamadığını, borçlu olmamasına rağmen daha fazla mağdur olmamak için icra takibi yapan alacaklı Ahmet Hamdi Kaya'ya senedin bedelini ödediğini beyan etmiştir.

3.Sanık savunmasında katılan ile vinç imalatı konusunda anlaşma yaptığını ve karşılığında suça konu senedi aldığını, senedin Diyarbakır'dan imzalanmış bir şekilde tarafına geldiğini, ön yüzündeki yazıların kendisine ait olduğunu belirtmiştir.

4.Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.06.2014 tarihli raporunda; senedin ön yüzündeki yazıların sanığın el ürünü olduğu, borçlu imzasının ise sanık veya katılanın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu tespit edilemediği belirtilmiştir.

5.Mahkemece, sanık ...'ün, borçlu kısmını katılan adına imzalamak ya da üçüncü bir kişiye imzalatmak suretiyle sahte olarak oluşturduğu suça konu senedi borçlu olduğu Kaya Hidrolik isimli firmanın yetkilisi Ahmet Hamdi Kaya'ya vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanık müdafinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, sahtecilik suçlarında anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında zararı gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu ve dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan olduğu, bu itibarla atılı suç açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/379 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden dolandırıcılık suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog