11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/19618 E. , 2023/1220 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2015/47 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1.Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Odeabank'tan 15.000 TL limitli nakit kartı alması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılan ... 'nin kimlik bilgileri ile düzenlenmiş ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanı ile katılan ... A.Ş'den 15.000 TL tüketici kredisi kullandığı, kredi tutarının sanığın hesabına yatırılmasından sonra durumdan şüphelenen banka görevlilerinin polise haber vermesi üzerine yakalanan sanığın üst aramasında ise katılan ... ve suçtan zarar gören ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanlarının ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Suça konu nüfus cüzdanı asılları Mahkeme tarafından 31.03.2015 tarihli celsede incelenmiş ve aldatma kabiliyetlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.10.2014 tarihli raporunda suça konu nüfus cüzdanlarının tamamen sahte olduğu belirtilmiştir.
5.Mahkemece sanığın, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve iki kez ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik" ve "özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı; aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) maddesinde düzenlenen banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun da banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu bu hukuksal bilgiler ışığında adli sicil ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, sanığın farklı kişiler adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları ile katılan ...'ın değişik şubelerinden kredi almaya çalışırken yakalandığının tespit edildiği, bu kapsamda sanığın Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/419 Karar sayılı ve İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2019 tarihli ve 2016/149 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak gerekli değerlendirmelerin yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
2.Kabule göre de;
a)Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçu yönünden; sanığın kredi çekme eylemi sırasında katılan ... adına düzenlenen nüfus cüzdanını kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi yanında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Suça konu katılan ... ve suçtan zarar gören ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanlarının sanığın üst aramasında aynı anda ele geçirildiği ve belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından, eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge çeşitliliğinin 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2015/47 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.